Alaçatı - Hacı Memiş Mahallesi


Alaçatı’nın taş sokakları kadar, kalabalığın istila etmediği zamanlarda ürkek bir salyangozun yağmurda başını dışarı çıkarışı gibi sokaklarda gezinen yerel halkı, her türlü doğal otun satıldığı pazarı, meydanları, kahveleri de bir ayrı güzeldir. Bu sene sevgili iconicmouse sayesinde bir de antikacı dükkanlarını da (Sunay Akın’ın deyişi ile Antik acı dükkanlarını) keşfettik.


O taş doku üzerinde görmeye doyamadığımız canlı renkleri bir de yaşanmışlığın süzgecinden geçirin.  Hacı Memiş Mahallesi tozlu bir kitabın sayfaları ise, her dükkan bu kitabın farklı hikayelerini barındıran bölümleri olarak anlatılabilir ancak. Biz de bazı bölümlerine şöyle bir göz gezdirdik, kimini satır satır okuduk, kiminin sayfalarına dokunmakla yetindik, ama hepsinin kokusunu içimize çektik :)



Önce Kartpostal  adlı mağaza çıkıyor karşımıza. Kapısına asılı rüzgar çanları bizi içeriye buyur eder gibi hafif hafif sallanıyorlar.


Yolun devamında Kuş Kafesi var. Renkli kapısı, yeşillere bürünmüş dış cephesi ve eli kolayına asılmış gibi doğal duran kuş kafesleri ile adını yaşatıyor. 


İçeri adımınızı attığınızda gözünüze çarpan her şeyi alasınız geliyor. Hiçbir yerde bulamayacağınız çeşit çeşit antikalar var. Fincanlar, çerçeveler, biblolar, pudra kutuları, aynalar ve daha saymakla bitmeyecek nice eşi olmayan dekoratif parçalar... Fotoğraf çekmek yasak olduğu için dışarıdan bir kare çekmekle ve de buradan bir hatıra olarak Paris’ten gelmiş olan bu parfüm şişesini almakla yetindik.






Daha sonra 60’lardan 80’lere (ve hatta 90’lara) uzanan bir kuşağı yaşatan bir dükkan; POP karşılıyor sizi. Sarısı, moru bile öyle güzel ki çocukluğumuzun cikletlerinden çıkmış gibi tüm mağaza.



İçeride sahibesi sevecen bir tavırla sohbet ediyor bizimle. Birçok dizide kendi topladığı parçaların yer aldığından bahsediyor. Biz de seksenler dizisine konuk oyuncu olmuş gibi hissediyoruz kendimizi.


Atölye Göz’e göz kırparak, sokağın sonunda yer alan Sakula isimli mağazaya giriyoruz. 


Sakula bir antika dükkanı değil. Aslen doktor olan ancak gönlünden gelen müthiş bir yetenekle kendi boyadığı dekoratifleri satan Mehtap Hanım’ın dükkanı. 




Giz’li Teras’ın dekoruna o kadar uygun parçalar vardı ki uçakla gelmemiş olsaydık birkaç sandalye kesin alırdım. 


Taşıması kolay olması için kelebek bir ahşap biblo aldım ve doyasıya bu güzel mağazayı sizin için fotoğrafladım. Şimdi birbirinden güzel bu parçalara birlikte bakalım :)


Renkler kadar, desenlerin kullanımı da o kadar lirik ki her bir parçanın önünde önce durup inceliyor sonra fotoğraflıyorum.








Bu sene fırsatım olursa terasın dışını ermeni karosu yaptıracağım. O zaman bu rengarenk (insanın oturmaya kıyamayacağı) sandalye ve taburelerde yan yana alıp dizeceğim :) insanın baktıkça içini açan bir güzellik oluşturuyorlar.








Sadece sandalye ve tabureleri değil, dekoratif çerçeveleri, tepsi, saat, konsol ayna ve yastıkları da muazzam ince bir zevkin ürünü. Tek tek parçalar olarak bulundukları köşeyi güzelleştirmelerinin yanı sıra bir arada da bütünleyici bir uyum sergiliyorlar.









 Berjerin eskitme ahşap oymalarına mı, cam göbeği çiçekli kumaşına mı yoksa üzerindeki dantele mi sevdalansa insan bilemiyor..



Favori parçalarımdan birisi daha, çivit mavisi insanın içine işleyen, bahar dalları ile süslü bir komodin…




Kapının dışında yer alan sandalyelerin de hatırı kalmasın diyerek onları da fotoğraflıyorum.









Alaçatı’ya yolunuz düşer ise Hacı Memiş Mahallesi’ne uğramadan sokağın sonunda yer alan Dutlu Kahve'den bir kahve içmeden dönmeyin. 


Derseniz ki yolum düşmez ama bu parçalardan edinmek isterim, onun da kolayı var :) Mehtap Hanım’ın facebook sayfasına buradan ulaşıp istediğiniz parçaları yaşadığınız şehre kargolatmak üzere sipariş verebilirsiniz. 



Benim aldığım parçalar ve evimde nasıl kullandığıma da bakarak bir gezi postunun daha sonuna geliyoruz, sevgiyle kalın sevgili okurlar! ;)


CONVERSATION

19 comments:

  1. Muhteşem fotoğraflar olmuş, ellerinize ve gözlerinize sağlık:))

    Alaçatı'daki mağazaların tamamı açılmış mı peki, bu zamanda gitsek nasıl oralar?

    YanıtlayınSil
  2. Her fotoğrafta gözüm kaldı, çok güzeller. İçim açıldı: )

    YanıtlayınSil
  3. harika bir anlatım ve görsel şölendii
    ellerine sağlık tatlım

    YanıtlayınSil
  4. Yazı ve fotoğraflar o kadar güzel ki, dayanamadım facebookta paylaştım Gizem :)

    Hayranım...

    YanıtlayınSil
  5. Hey! :) bence sen kaçık olmuşsun ehe. Bu fotoğraflar ne harika, rengarenk. En favori fotoğrafım taşların üzerine penguen yapılmış fotoğraflar! :)

    Ne zamandır girmiyordum bloga, bakmak iyi geldi. Bu arada nasılsın? Umarım herşey yolundadır sevgili arkadaşım benim Gizem ;) Enişteye selamlar.

    http://kacikturuncu.blogspot.com

    YanıtlayınSil
  6. şuan valizi takıp gidesim geldi.. ne güzel resimlerr!:)

    YanıtlayınSil
  7. Allahım ne kadar harika ne kadar güzel şeyler varmış, o tabureler o sandalyeler üzerlerinde yazanlar falan Alice harikalar diyarı gibi biryermiş orası Giz'im...

    YanıtlayınSil
  8. Önceki post ve bu post beni benden aldı, gözlerim kamaştı doğrusu, neye bakacağımı şaşırdım, gerçekten çok zevkli fotolar yakalamış, çok hoş tanıtımlar yapmışsın Giz'im:)
    Eh! güzel bir gezi olmuş demek hafif kalacak, muhteşemmiş:)) kendine aldıklarına da bayıldım, yerlerini bulmuşlar, mutlulukla kullan:)
    Özletme kendini canım, sevgiler...

    YanıtlayınSil
  9. bakış açına, tatlı diline saglık bitanem. o kadar güzel anlatmışsınki, temmuzda alaçatıya gittigimde Hacimemişi görmeden dönmem mümkün degil! <3
    biliyo musun biz hep arabamıza atlar gideriz çeşmeye, yani ben arabanın arkasını dolduracak kadar şey alabilirim demek oluyo bu:) ama işte Giz'li Teras kadar şahane bi ortam yokki bu parçaları koysam terasıma ^.^ yeni bir ev, yeni bir balkon olursa neden olmasın diimi Evren? :)
    özellikle şeker pembesi sandalye ve mavi-mor renkli şifonyerde kalbim kalmış olabilir bi miktar <3

    YanıtlayınSil
  10. of of offff yani :) Her bir kare ile gözüm gönlüm açıldı. Uçuversem oraya ;) o derece..

    YanıtlayınSil
  11. o güllü irbikla o mavi kuslu saati almadan geldim deme :((( harikalarrrrr

    YanıtlayınSil
  12. ferforjelerın hepsını evıme almak ıstedım sonra o kelebeklı taburelerle sefa yapıp mınık komıdınlerden dekor yapmak ıstedım :)) sahane kareler bunlar neye bakacagımı sasırdım...not: maıllerım gelmıyor ulasamayacagım anlasıldı..zaten hatr sorma maılıydı..sevgıler

    YanıtlayınSil
  13. nefis bir post olmuş,bu yaz alaçatıda mutlaka uğrayacağım bu şahane mekanlara:)
    blogunuzu çok beğendim,takipteyim
    http://wishingbeauty.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
  14. nasil guzel fotograflar bunlar rengarenk ve gozlere senlik :) hersene alacati yapipta buralari gormedigimize uzuldum dogrusu ama sayende bir kenara not edildi Giz'cim :)) yine cok guzel anlatmissin her detayi ellerine saglik:)

    YanıtlayınSil
  15. Merhabalar;
    Hayran hayran bakan kocaman gözlerim ile defalarca okuyabileceğim bir post olmuş bu:) Bayıldım. Geçen sene Alaçatı'ya geldik ama tanrımm ne kalabalıktı o direk Çeşmeye geçiş yaptık. İnsanlar delirmiş gibiydi adeta. Bu sene burada bahsettiğiniz her yere gitmek ve o güzelliklerin içinde kaybolmak istiyorum. Sanırım akşam değil de erken bir vakte bırakmak lazım bu tip gezileri:) Her şey bu kadar mı güzel olur. Bir masaldan fırlamış gibiler adeta.
    Kocaman selamlar ve sevgiler:)

    YanıtlayınSil
  16. Hediyelik şeyler harika..melekler..penguen şeklindeki şeker taşlar..

    http://loveandsmile.wordpress.com/

    YanıtlayınSil
  17. Canım öyle güzel kareler ki bunlar, Alaçatı'ya gittiğimde niye keşfedemedim ben burayı diye çok üzüldüm. Canlı canlı görüp her anını hatırlayacak şekilde yaşamak isterdim. Birde ne istedim biliyor musun, orada beğendiğim şeyleri almaktan çok o tarzda bir dükkana Alaçatı'da sahip olabilmeyi istedim. Ne dersin Evren mesajı almış, sesim bir yerlere ulamışmıdır?

    YanıtlayınSil
  18. Harika bir yayın olmuş.Ben de nasipse bu yaz Çeşme 'ye tatile gideceğim.Alaçatı'yı gezmeyi o kadar çok istiyorum ki!Hacı Memiş Mah.'ni gezmeden olmazmış,sayenizde öğrenmiş oldum.Sakula Home ise benim en büyük hayalim.Yayının özellikle bu kısmına bayıldım.Hayal ama ben şimdiden eşya yenilemeye,boyama başladım,Evimde biriktiriyorum,yayınlarda paylaşıyorum.Bu iş gerçekten harika.İyiki bu güzel yerleri gezip bizlerle paylaşmışsınız.Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  19. O tabureler, sandalyeler nedir öyleee! Her zamanki gibi bayıldım Gizem yemin ederim postlarında bir yandan içim açılıyor, bir yandan da o güzelliklere dokunamadığım için mutsuz oluyorum. Garip bir karmaşa :) İyi ki varsın!

    YanıtlayınSil