8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Kadınlar günü deyince aklınıza ne geliyor? Anneler Günü, Babalar Günü gibi bizlerden önceki nesillerin isimlendirdiği basma kalıp günlerden birisinin daha geldiği mi? Yoksa onlar gibi ticari amaçlı olmasa da “kadın olma hakkını” kazanarak almış insanlar tarafından bizlere yukarıdan verilmiş bir günün gelişi mi?  Biraz daha ileriye gidersek, pozitif ayrımcılığın gözler önüne serildiği, “Erkekler Günü” yokken “Kadınlar Günü” kutlamanın aslında bilinç altında kadınları 2. plana itmesi mi?
Yakın zamana kadar tüm bu düşünce yumaklarından birer sarmal zihnimde uçuşuyordu. Ne zaman ki çalışmaya başladım, evlendim o zaman bu güne bakışım da gerçek anlamda farklılaşmaya başladı. Nasıl ki şair “girdim insanların içine, insanları gördüm” diyorsa ben de çalışan, evli, çocuk sahibi kadınların arasına girerek “kadınları” gördüm. Her sabah evlerinden çıkarken kahvaltı hazırlayıp, yataklarını toplayan, işte tüm gün koşturup eve gelince yemek yapan (ve toplayan), haftasonları çamaşır yıkayan, çocuk bakan, sosyalleşen, bunların arasında da vakit kalırsa ilgi duydukları şeylere (hobilerine) vakit ayırmak için bir günü 24 saatten çok daha dolu yaşayan kadınları gördüm. Ve onlara bir kez daha saygı duydum. Bazen uç uca eklenmiş iplikler gibi, zamanın bu incecik tellerden akışında kurdukları ince denge hayranlıktan da yoğun, sevgiyle karışık bir duygu uyandırıyor içimde. Eskiden sadece evde oturup çocuk bakmaya zorlanan kadınların şimdi hayatın içinde her yerde olmaları ve bu derece başarılı olmaları bana gurur veriyor.




Bundan 200 yıl kadar önce evlenmeyip, yazdıkları ile ayakları üstünde durmaya karar vermiş Jane Austen’a yakın çevresinin ilk tepkisi gülmek olmuş. Austen, bundan yılmayarak inat ve inançla yazmaya devam etmiş ve bugün hala filmlere konu olan ve klasik olarak görülen eserlere imza atmış. Austen kendisine inanmış ve dönemine göre son derece aykırı ve güçlü bir duruş sergilemiş. Günümüzde hala kendisine inanmayan, çevresel faktörler ya da farklı sebepler yüzünden ile arka plana itilen ve sahip oldukları potansiyelleri gerektiğince kullanamayan kadınlar var. Kişisel gözlemlerinden söyleyebileceğim kadarıyla bir kadının isteyip de elde edemeyeceği hiçbir şey yoktur, yeter ki kendisine ve başarabileceğine yürekten inansın.


Kendi başına bir şey yapamayacağını düşünen, toplum baskısını ensesinde hisseden ve yaşam şeklini buna göre şekillendiren kadınlar (çoğu farkında olmasa da) aslında onlar için başkalarının çizdiği kader çizgisinde yürüyorlar. Toplumda çoğunluğun baskısına (günümüzde ne yazık ki çoğunluk) kulak asmayan ve hayatını başkalarının ne düşüneceğini düşünerek şekillendirmeyen, hayatta tercihlerini bilerek ve isteyerek seçen (bu çalışmayıp evde oturmak ise de zorunluluktan değil bilinçli bir seçimden olmalı) kadınlar ise yazgılarını ellerine almış, güçlü ve kendinden emin bir şekilde "ilerliyorlar". Hepimiz kendi şartlarımızca bunu yapabiliriz. Yürüsek de, koşsak da, emeklesek de "ilerlediğimizi" bildiğimiz sürece varacak bir yerimiz olacak.

Bugün 8 Mart. Mutfakta yorgun gözlerle etrafına bakan ama yıllara meydan okuyarak çalışmaya devam eden Songül ablanın da, 11 aylık kızını evde bırakarak ofis işleri için koşturan Sibel’in de, bundan birkaç ay sonra çocuğunu dünyaya getirecek Esra'nın da,  kocası evde hasta yatarken ona bakmak için çalışan Leyla’nın da, yeni evli, düzenini oturtmaya çalışırken bir yandan da işte sorumluluklarını aksatmamak için çırpınan Burcu’nun da, haftasonu da çalışıp emeklerinin yeteri kadar takdir edilmediğini bildiği halde ayakları üzerinde durmak için işine devam eden Seda'nın da, kısacası hayatın içinde durmadan çalışan, çabalayan ve kendi kaderlerini yazmaktan çekinmeyen tüm kadınların kadınlar günü kutlu olsun…

CONVERSATION

24 comments:

  1. Gizem'ciğim bu yazının karşısında şapkamı çıkartıp,önünde saygıyla eğiliyorum ve ellerine sağlık diyorum..yazını 2 kere okudum,zaman içinde dönüp dönüp de okuyabilirim..
    Ne mutlu ki her ne kadar geri adım atılmaya zorlansak da 'ileri!' nidaları yükselten kadınların çığlıkları daha fazla,çalışan,özgür,üretken,kendine güvenen,araba kullanabilen,yönetici,girişimci kadın sayısı gün be gün artıyor..Ben de bu kadınlara aynen senin gibi gıptayla ve gururla bakıyorum..
    Herşey daha güzel,daha da iyi olacak diyorum..
    Senin de 8 Mart Kadınlar Günü'n kutlu olsun arkadaşım :)
    Sevgiler kocaman,
    :)

    YanıtlayınSil
  2. Ne güzel bir yazımdır bu.. Sana ve anlatış tarzına hayranım biliyorsun.. Güçlü, ayakları üzerinde durabilen, ilerlemesini bilen kadınların çoğunlukta olacağı nice kadınlar gününe.. Günümüz kutlu olsun melek'im <3..

    YanıtlayınSil
  3. güzel akıcı anlaşılır bir dil ve içimi ısıtan bir yazı olmuş.teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  4. nasıl güzel nasıl özel bir yazı bu...
    yazdıklarından düşündüklerinden çok etkileniyorum.
    seni okumaktan keyif alıyorum gizcim :)
    8 mart dünya kadınlar günün kutlu olsun

    sevgilerimle

    YanıtlayınSil
  5. canım bugğn okuduğum en güzel kadınlar günü yazısıydı... Yani biz çalışan kadınların aslında farkında olmadan ne kadar çok ve büyük şeyler yaptığımızı çok güzel anlatmışsın. Hepimizin kadınlar günü kutlu olsun...

    YanıtlayınSil
  6. Giz,ne kadar doğru demişsin.Bir kadın içinde bir sürü kadın barındırıyor,bir sürü kimlik ve hepsinin de hakkını veriyor yaşamda.Senin de günün kutlu olsun:)

    YanıtlayınSil
  7. Şiddetin, cinayetin, tecavüzün, adaletsizliğin dibine vurulan ülkemizde "kutlu" olsun kadınlar günü!

    YanıtlayınSil
  8. çook güzel yazmışsın.. galiba tüm kadınlar evlendiklerinde bazı şeylerin farkına varıyorlar evlilik çok farklı bir şey beraber bir hayat paylaşmak çok güzel ama maalesef her kadın şanslı evlilikler yapmıyor..

    YanıtlayınSil
  9. cok güzel bir yazi olmus canim, bencede ne cekiyorsa genelde kadinlar cekiyor, erkeklerin yüzde 90´ani zora gelince kacis yolu ariyorlar zaten ; )

    Benimde esim dün cicek alip gelmis eve, yoksa dünya kadinlar gününden haberim bile yoktu, almanyadada hic medyada sözü gecmedi sanki yada ben kacirdim ; )

    YanıtlayınSil
  10. Çok teşekkürler sana Giz.
    Sorumlulukları yeterince fazla bir iş, nerdeyse her haftasonu 10 saat yol git, gittiğin şehirde sürekli koştur, sonra dönüşte otobüsden indiğin gibi sabah işe. İçten içe biliyordum güçlüyüm tabiki başarıcam, her zaman başardım, ama pes etmek üzereydim nerdeyse yazınla yeniden güç buldum.Büyük babamın(Eşimin dedesi) bana nasılda gıptayla baktığı gözümün önüne geldi.
    Evet oyle biz gıptayla bakılacak varlıklarız. Dışardan bakıldığında zarif biblo gibi zannedilsekte başaramayacağımız şey yok.

    YanıtlayınSil
  11. Çok güzel bir yazı yazmışsın canım..Herhalde okuduğum en iyi kadınlar günü yazılarından birisi de bu oldu..Çok teşekkürler..

    http://bubenimpartim.blogspot.com/

    YanıtlayınSil
  12. Buralara bakmaya anca vaktim oldu günlerdir... ve iyi ki bakmisim, harika bir yaziyla karsilastim yine, eline, beynine ve o güzel yüregine saglik Giz'cim.
    Arkadaslar zaten herseyi dile getirmisler, cok birsey eklememe gerek yok, sadece yazdiklarin beni cok duygulandirdi. Özellikle de "nezaman i1se basladim ve evlendim, ozaman..." diye devam ediyorsun ya... ah cici kiz... sen de hayatin önemli dönemine ayak bastin, sen de o anneciginin evindeki 'el bebek gül bebek' halinden siyrilip, hayatin zorluklariyla mücadele etmelere basladin... sen de hem disarda hem icerde calisip, her islere yetismenin mücadelesini vermeye, sorumluluklari üstlenmeye basladin coktan.
    O hani bir aksam Istanbul'u kar bastirdigi ve senin yürüyerek eve gitmek zorunda kaldigin aksam var ya...o yazin var ya... burnumun diregi sizlamisti okurken, kiyamamistim sana...seni hic tanimadigim halde.
    Seninde....SENIN de kadinlar günün kutlu olsun canim benim!

    YanıtlayınSil
  13. Kalemini çok seviyorum.Kadın olmak ,hele ki ülkemizde çok zor.Ama unutmamak lazım ki bizi ikinci plana itip,döven,söven,hor gören erkekler; Atatürk'ün dediği gibi;
    "Şuna inanmak lazımdır ki,dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir" :)Yazdıklarını okumak çok keyifli Giz.Sen hep yaz olur mu ;) <3

    YanıtlayınSil
  14. tanıştığıma memnun oldum çok hoş o çiçek bahçesi
    paylaşımlar
    :)
    muhabbetle kal canım.

    YanıtlayınSil
  15. Merhaba Gizem,

    Betwinus'tan takip ediyordum bu blogunu daha yeni keşfettim ve uzun zamandır en keyif aldığım blog diyebilirim, bayıldımm yazıların çok güzel kesinlikle daha sık yazmalısın:)

    Keyifli haftalar olsun:)

    Sevgiler,

    DK
    fashiondetoks.blogspot.com

    YanıtlayınSil
  16. Cok guzel yazmissin,bir suredir takipteyim,yazilarini cok begeniyorum
    Sevgiler

    YanıtlayınSil
  17. ıınanılmaz guzel bır yazı olmus kendımden bır parca buldum..yorgun halde kuzusunu bırakıp ıse gelen ben, yorgun ancak makyajsız evden cıkmayan ben , 10 dk erken kalkarım hazırlanırım dıyıp kuzusu sabahın korunde uyandıgı ıcın ıse son gaz gelen yıne ben :)) sevgılerrrr...bu arada cekılısıme beklerım:))

    http://kelebegingozunden.blogspot.com/2012/03/dogum-gunu-cekilisi-matras-seyahat.html

    YanıtlayınSil
  18. Giz'ciim nasıl özlemişim uzun zamandır girmemiştim bloguna :) Yazı mükemmel olmuş öperim pek çok!

    YanıtlayınSil
  19. Gızcım ; ne betwin us ne de burada maıl adresını goremedım..Maıl atmak ıstedım...sevgıler :))

    YanıtlayınSil
  20. harika bir yazı hazırlamışsın canım ben daha yeni okuma fırsatı buldum,ellerine sağlık

    YanıtlayınSil
  21. Bende MIM´in var tatlim! : )

    YanıtlayınSil
  22. ne hoş bir yazı! 8 marttan sonra okudum ama olsun, çok sevdim:)

    YanıtlayınSil
  23. Bu, çok güzel bir yazı... Tüylerim diken diken okudum her satırını... Aslında çoğu zaman toplumdaki konumumuzu sorguluyoruz değil mi hepimiz... Neyim, ne kadar varım, rolüm ne... Kendimi güçlü hissetmek istediğimde tekrar okuyacağım bu yazını... teşekkür ederim kendi adıma...

    YanıtlayınSil