Pembe Metrobüs Kalkıyoooor... Binmeyen Kalmasın!

Türk kadınlarına armağan edilen nacizane ve çok ince düşünülmüş bir dimağ mahsülü olan! Pembe metrobüs fikrini ilk duyduğumda tüylerim diken diken oldu. Zihnimde ışık şeklinde çakan ilk şey Kırmızı Başlıklı Kız masalında pençelerine una bulamış kurt imgesiydi. Aslında çok masum ve kadınların iyiliği için düşünülüyormuş gibi lanse edilen bu gerici, aşağılayıcı dahası sığ olan bu fikri gelin birlikte didikleyelim.
Pembe, pespembe metrobüsümüz sefere çıktığında bunu tercih eden kadınlar “iffetini koruyan” kişiler olurken normal metrobüse binenler aslında taciz edilmeyi “hak ediyor” olacak. Gidip şikayet ettiğinde bile “Kızım biz sana pembe metrobüs yaptık neden binmedin?” diyecekler. Ya da mis gibi pembiş metrobüsler varken yeşiline binenler bir yerde “aranıyor” olarak görülecek. İşin tacizciler tarafına bakacak olursak, pembe metrobüslerden aforoz edilmiş bu şahıslara “yasal” bir şekilde tacizlerine devam edebilecekleri ortamlar sağlanmış olacak. Yani devlet gözüne baka baka, “al yavrum iffet yuvası pembe metrobüsler varken yeşiline binenler yaşayacaklarını hak ediyordur bildiğin gibi takıl” diyor olacak.


Ben jinekolog bir babanın kızıyım, zamanında yüzlerce hastası olan ve alanında çok ünlü, yetenekli bir doktor olan babam bir ara pembe metrobüs zihniyetini güden insanlar yüzünden mesleğine küsmüştü. Bir kadın, doktora geldiğinde o sırada uygun olan doktora yönlendirme yapılırken, özellikle “Kadın mı istersiniz, erkek mi?” sorusu karşısında kadınlar daha önce o doktora gitmiş ve memnun de olsa “Özellikle erkek doktora görünmek isteyen hasta” psikolojine girmemek için sessiz mahcup “eh.. kadın doktor” dediklerinden 20 senelik tecrübeye sahip erkek bir doktor yerine yeni mezun kadınların daha çok revaçta olduğu bir ortamda daha fazla kalmayı reddederek farklı bir yerde çalışmaya başladı. Pembe metobüs ile aynı mantık, geçmişten gelen tabuları yıkmakta olan bir toplumu karanlığın içine çeken zihniyet de aynı. Hala bir doktorun cinsiyeti sebebi ile mesleğine icra edebileceğine inanmayan insanlar bugün pembe metrobüs istiyorlar, yarın okullarda da kızlarla erkekleri ayırmak isteyecekler öbür gün işyerlerinde de. Hala kara çarşafa bürününen bu zihniyetler madem geçen yüzyıllarla paralel olarak evrilemiyorlar, kendileri metrobüs gibi gevur icatları yerine neden deveye binmiyorlar???




Kadınların taciz edildiği bir toplumu hiçbirimiz istemiyoruz. Buna çözüm bulmak için birçok şey yapılabilir, en basitinden daha çok yeşil metrobüs sefere çıkarılır, insanlar balık istifi olmaz ve kadınların da tacize maruz kalacağı ortamlar azalır. Metrobüslerde kamera olabilir ve bu suçu işleyen insanlar ağır bir şekilde cezalandırılabilir. İlk düşünüşte aklıma gelenler bunlar, üzerinde kafa yorulur ve gerçekten bir çözüm bulmak istenirse çok efektif uygulamalar getirilebilir. Toplumda kadının taciz edilmesi kanayan bir yara ise pembe metrobüs o yaraya tuz basmaktır. Daha gerçekçi ve kalıcı çözümler üretebilirsek toplumumuzu onlarca yıl geriye götürmenin ilk adımı olan sözde çarelere kalmayız. Kadın ve erkeğin aynı ortamda bulunabilitesini kaldıramayan kişiler için de ufak bir önerim var; Pembe metrobüs kalkıyooor.. Lütfen bu kişilerden binmeyen kalmasın ve bindikten sonra da gerçekten özlemini duyduğu ve ülkemizi dönüştürmek istedikleri şeriatla yönetilen ülkelere varana kadar inmesinler…

CONVERSATION

85 comments:

  1. gündemden o kadar bihaber olmuşum ki şimdi sen de okudum bu pembe olayını , dediğin gibi düşünürsek bayağı kötü bir durum ama şöyle bir durum var sapkın ruhlu insan pembey de yeşile de biner ne saçmalıktır bu ! pembeye binen erkeğe dur kardeşim binemezsin bu metrobus bayanlara tahsis edilmiştir mi denilecek ?? O zaman zihniyet bu ise işi daha da basitleştirsinler yeşile de bayanları almasınlar.. Taciz malesef sadece metrobüsler de yoktur bir çok yerde kendini bilmez insan varsa taciz edilirsin kendini bilen insan varsa da orduya girersin ama taciz edilmezsin vs vs.. hoş bir durum olmamış bu pembe olayı..

    baban için cok üzüldüm ama bu bir tercih meselesi, benim annem yıllar önce doğum yaptı ve sonrasındaki kadın hastalıklarında tercihi hep gittiği memnun oluğu doktoru erkekti.. Ama gel gör ki ben annemin kızıyım fakat benim tercihim genelde erkekten yana değil yani bu görüşten ziyade kişisel tercih meselesi.. Şu an hamileyim ve sadece doğum için tercihim erkek doktor olacaktır çünkü daha güçlü ve kendinden emin oldukları için.. Erkek veya kadın doktor benim için sadece rahatlıktan tercih edebileceğim bir durumdur gerisi yoktur..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Handan'cım sana katılıyorum taciz her yerde ve bunu engellemenin yolu bu değil, samimiyetlerine de o yüzden inanmıyorum bu insanların ve partinin. Doktor tercihine gelince, yazdıklarımın yanlış anlaşılmasını istemem ben kadınlar neden erkek doktor tercih etmiyor demiyorum, tercih eden kişilere psikolojik baskı yaratacak şekilde hasta kabulde bir sorgulama yapılıyor ve tercih etmek zorunda bırakılıyorlar diyorum, bunu da bire bir babamla yaşadığım için paylaşmıştım. Yoksa tabi ki herkes nasıl rahat ediyorsa tercihini o yönde yapmalı ama yaptırılmamalı ;)

      Sil
  2. Duyduğumda bende inanamadım.Gelişmeler çok üzücü onca sorun onca yapılması gereken iş varken buna harcanan emek??
    İşin ilginci karı koca dışarı çıksa herkes ayrı araçlara binecekmiş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ebru'cum emek kısmına hiç değinmedim bile, gerçekten o emeği başka şeylere verse insanlar ne güzel olur değil mi? Karı kocanın ayrı taşıtlarda yolculuk yapması kara mizahi bence. Daha fazla söyleyecek bir şey bulamıyorum.

      Sil
  3. İznin olursa Gizemcim face grubumda bu yazıyı paylaşmak isterim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok memnun olurum canım ne demek, teşekkür ederim paylaşımın için :)

      Sil
  4. Gizem bu şaka maka degil dimi ? :/ :/ :/ Türkiye günedimini takip ediyorum ama bunu duymadim bilmiyorum. Okudum ŞOK oldum ya! :S Bu nasil bir zihniyettir?????? dediklerine harfi harfine katiliyorum canim ama hala şoku atlatabilmis degilim. Lunapark Queen'in "METROBÜS - Kadınlar için Yolculuk Rehberi" adli yazisinda bu pembe metrobüs olayi hakkinda espri yapinca sakasina falan diyor sanmistim ama gerçek bir seymis ya :/

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki şaka değil canım :( ben de bu zihniyeti sorguluyorum zaten, toplumumuzda kadına bir açlık varsa bu zamanındaki tabulardan, şimdi onları geride bırakmak için çabalarken geri getirmek bence kadını daha da yasak ve arzulanır kılıyor. Tacizci, sapık kişiler Avrupa'da yok mu, elbette vardır ama bizde taciz önce bakışlarla başlıyor onlarda en azından bu yok.

      Sil
  5. Kim ne derse desin, hani su %50 lik grup varya ampulculer. Onlardan değilim ve başkanlarından nefret ediyorum. Ana haberi açtığımda o varsa anında tv yi kapatırım o derece. Politikacı değil sanki camide vaaz verir gibi konuşmalar...
    Benim anlayamadığım ataturk türkiyesinin nasıl bu hale geldigi ve getirildiği. Ulaşımda bile haremlik selamlik. Yuh diyorum bu kadarda deil. Son 5 sene içerisinde bir ülke nasıl bu kadar geriye gidebilir. Ben milletimize aydınlanma diliyorum. Sonumuz hayrolsun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Son 10 sene içerisinde o kadar çok şey değişti ki.. Eskiden billboardlarda eşarp reklamı görüyor muyduk? Bir anda olmaz belki ama bir 20 sene içerisinde bu düzen, yaptırımlar bu şekilde devam ederse İran'a yaklaşacağız. Ben aydınların ışığı sönmesin yeter diyorum, en çok onlara üzülüyorum çünkü...

      Sil
    2. Yazınıza -tesettürlü biri olarak- "pembe metrobüsün gerçekten aşağılayıcı, kadını küçük düşürücü bir fikir" olduğundan bahsederek size katılacaktım -ki hala aynı fikirdeyim-; yazdığınız konu ile hiç ilgisi olmayan bu yorumunuzu okuduktan sonra ne diyeceğimi bilemedim açıkçası... Sizin adınıza üzüldüm. Yazılarınızı zevkle okumaya devam ediyordum şimdiye kadar... Fakat eşarp reklamlarının olması bir insanı -hatta bir kadını- neden üzer ki? Ya da çok tuhaf bir durum olarak neden lanse edilir ki? Farklılıklara, inançlara saygımız böyle olmamalı. En azından kendi adıma sevindiğim bir ayrıntı var ki o da benim tarafımdan böyle bir ayrımcılığın yapılmıyor olması... Evet benim için kadın-erkek doktor farketmez, masamda ben meyvesuyumu içerken arkadaşım birasını yudumlayabilir, kız arkadaşımla alışverişe çıktığımda o bana eşarp ben ona mini etek beğenebilirim... Ve benim için billboardlarda bikini reklamları hiç bir zaman "bu ne hal böyle,imanımız elden gitmiyor mu?" diye soru sormama neden olmaz... Amacım kesinlikle kırıcı olmak veya tahrik edici konuşmak değil; farklılıklara saygılı olunması,daha hassas davranılması... Anlatabildim sanıyorum.
      Sevgiler
      Esra

      Sil
    3. Söylemek istediğim tek şey keşke herkes sizin kadar hoşgörülü olsa. Ben dinin sömürülmediği bir ülkede eşarp reklamı yapılmasına ya da toplumda tesettürlü insanlar olmasına karşı değilim. Aksi diktatörlük olur ve şu anda nasıl dini kullanan insanlar modernliği baskı ile yok etme amacında ise bire bir aynısını tesettürlü insanlara yapıyor oluruz. Bugün eşarp reklamı yapan zihniyet havaalanından bikini reklamlarını kaldırıyor, hem o hem bu olsun demiyor insanların inançlarını sömürüp Türkiye'yi git gide İran'a yaklaştırmak istiyorlar. Menderes zamanında nasıl ki halkın inancını sömürdüyse bugün de baştakiler aynı şeyi yapıyor ne yazık ki inanç Türk Halkı'nın yumuşak karnı ve suistimal edilmeye çok müsait yoksa kesinlikle inanan ve inandığı gibi yaşamak isteyen insanlara karşı düşündüğünüz gibi bir düşüncem yok. Bazı uygulamalar bazı ortamlarda olamıyor ne yazık ki. Zamanında şapka devriminde de dramatik uygulamalar yapılmamış olsa bugün hala sarıkla dolaşıyor olurdu birçok insan. İsteyen sarıkla dolaşmasın mı? Dolaşsın elbet ama zamanında Peygamberimiz çağa ayak uydurmayı da istemiş, bugün o aşırı dinciler nasıl ki deveye değil x5 jiplere biniyorlar aynı şekilde sarık yerine şapka da takabilirler ya da öyle tesettürlü insanlar görüyorum ki fosforlu renkli eşarpları ile hediye paketi gibi kafaları 1km öteden dikkat çekiyor, yüzlerinde 1kg makyaj oluyor. İnanın ben makyajsız saçlarım atkuyruğu toplu iken çok daha az dikkat çekiyorum. Körü körüne inanırken amaçtan sapan da birçok insan var neyi ne uğruna yaptığını amacı unutan. Ben her kesime karşı anlayışlıyım. Dilerdim ki ülkemizde din istismar edilmesin eğitimde çalışma hayatında kadın erkek ayrılmaya çalışılmasın cinsellik bu kadar tabu haline getirilip bundan 100 sene öncesine dönülmek istenmesin. İnanın o zaman pembe metrobüs fikri de bu şekilde itici gelmezdi, diğer yapılan reklam adı altında pro

      Sil
    4. Sevgili Gizem,
      Yorumuma saygı duyup cevap yazman bile benim için çok değerli... Keşke dediğin gibi insanlar hak-adalet-eşitlik duygusundan ayrılmasalar... Keşke haklarımızı savunmak ülkemizde bu kadar zor olmasa... Keşke herşey konuşarak, birbirimizi anlayarak çözülebilse... Böyle bir ortamda kız evlat yetiştirmenin zorluğunu daha şimdiden iliklerime kadar hissediyorum desem inanır mısın? İnsanlar her zaman kendi yaptıklarının kendi düşüncelerinin esiri olup bunu diğer insanlara da empoze etmeye çalışıyorlar. Sağ-sol-muhafazakar... hepsi birer düşünce tarzından ibaret halbuki... Bizim önceliğimiz insana değer vermek, insana saygı duymak olmalı. Neyse... Ben seni anlıyorum, sanıyorum ki sen de beni :) Seni okumaktan ve betwinus'ı takip etmekten büyük zevk alıyorum ayrıca... Bunu da sayfana ikinci yorumum ile belirtmek istedim. Başarılarının devamını dilerim...

      Sevgiler
      Esra

      Sil
    5. Ne demek asıl sizin bu kadar hoşgörü içerisinde fikirlerinizi belirtmeniz benim için değerli. Keşke herkes böyle olsa, o zaman toplumda zıt görüşler de olsa dediğiniz gibi konuşarak anlaşılamayacak bir nokta olmaz. O farklılıklar bölünmüşlük değil renk yaratır toplumda. Kız evlat yetiştirmenin zorluğunu inanın tahmin edebiliyorum, günümüzde toplumda git gide uçlar daha da keskinleşiyor böyle bir ortam da taraf tutmayan nesnel bakabilen nesiller yetiştirmek zor.. Çok güzel ifade etmişsiniz insana değer vermek saygı duymak. Bizde en çok eksik olan bu ama şu anda sizinle bu şekilde birbirimizi anlayarak ve karşılıklı sevgi saygı duyarak yazabiliyorsak inanın bu da birşey. Çoğu insan farklı görüşleri konuşamadan kavga ve hakaret boyutuna getiriyor farklılıkları. Çok çok teşekkür ediyorum ayrıca güzel sözleriniz için beğeniniz ayrıca mutlu etti beni :)

      Sevgiler
      Giz

      Sil
  6. O kadar güzel ifade etmişsiniz ki ülkenin ve bu ülkede yaşamayı sürdüren gerici zihniyetin durumunu, bana da yazık demekten başka birşey kalmıyor maalesef.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğeniniz için çok teşekkür ederim, içimden geçenleri yazdım bu durumun bende uyandırdığı hissiyatı. Çaresiz hissediyor bazen insan kendisini, o zaman yazınca rahatlıyor, benzer düşündüğü insanların varlığını yanında hissetmek güç veriyor.

      Sil
  7. 2010'daydik degil mi biz? nekadar ilerlemisiz yahu... ampul nekadar da aydinlatmis bu ülkeyi...



    offf diyorum baska birsey diyemiyorum su an. soklardayim.... demek bu da oldu sonunda ha... vatana millete dünyaya hayirli ugurlu olsun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ampülün ışığını aydınlatıcı sanıp da yapışarak ölen sinekler geliyor aklıma. Çok ironik değil mi? Gün ışığının aydınları varken ampülün saçtığına kanmak..

      Sil
  8. 2010 mu dedim ben, 2012 olmus bile...uyan EQ:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hehehe yıllar çok çabuk geçiyor tatlım, bir bakmışız 2030 olmuş, o zamanları merak ediyorum doğrusu :) Belki blogumun adı da "gizli" olduğu için (yasak sözcükler kapsamında) kapatılır :) hehe, öpüyorum çok.

      Sil
  9. ohaaaaaa
    artık kımse ksura bakmasın dcem
    daha cok neler soyleyeceklerım var
    bu ne yaaaa
    bunun altındakı gızlı mesajı o son fotodakı abla vermıs zaten
    boyle olucaz yakında
    allahım daha neler gorucez yarabbım
    sofor de kadın mı secmısler
    direk mahrem erkek kadın nıkahlı değilse gunah demek olmazdı tabı
    bı kalıp bulmaları lazmdı

    bu ne bagnazlık
    ah atam kemıklerı sızlıyo adamın
    sapka kılık kıyafet devrımınden nelere kaldık
    utanc verıcı
    asagılayıcı
    ayrımcılık
    bu

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bu maskelemeye çok sinir oldum zaten, durduk yere kaleme almazdım belki ama kanıma dokundu dinen caiz değildir deseler daha samimi olurdu "kadını düşünüyoruz" demeleri bir kat daha tepki yarattı bünyemde.

      Sil
  10. dogru söze ne denir. agzina saglik

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) teşekkür ederim Ella, konuyu senin kaleminden ayrıca okumak isterdim.

      Sil
  11. Inanmiyorum!!! Akil almaz birsey bu yaaa... Hic haberim yoktu boyle birseyden ve su an yazini okuyunca farkettim ki bu su goturmez iki yuzluluk almis basini gitmis Turkiye'de... Bu nasil bir zihniyet, nasil bir dusunus sekli ve nasil mide yaaaa... Suna bak, gupe gunduz ayirim yapiyorlar ve bunu sanki cok iyi bir seymis gibi, pembeye boyayip cocuk kandiriyorlar sanki... Icimden oyle seyler yazmak geliyor ki, icimdeki nefreti dokmek icin ama burasi yeri degil... Canim benim idealist bir babanin onun kadar duyarli kizi, opuyorum seni xxx

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Emilie'm çok teşekkür ederim güzel sözlerin için... Amaç belli burada ama kılıfına uydurmak için kan alacakları damarı biliyorlar. Taciz (Güneydoğu'da aile içine kadar inmiş durumda) gerçekten el atılması gereken bir konu Türkiye'de ama bunun yolu bu değil kimse kimseyi kandırmasın arkadaşlar...

      Sil
  12. Gzicim o kadar güzel aktarmışsın ki, ben ve benim gibi düşünenlerin duygularını, ağzına, fikrine sağlık!
    Bir gazete makalesi okur gibi okudum, keşke gazetede de yayınlansa da cahil insanlara bir fikir verse...
    Yazını eşime de okudum ve üzerinde tartıştık, çok teşekkürler canım:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Natali'cim asıl ben teşekkür ederim bu güzel yorumun için. Dilerim yazılanlar, sizlerin de yazdıkları insanların fikrini (farklı düşünenlerin) bir parça olsun değiştirir. Bazen sorgulamıyor insanlar biraz altını kaldırıp bakmıyorlar, o insanların da daha farklı düşünmesi dileğiyle...

      Sil
  13. İçimden geçenleri aynen dile getirmişsin, eline diline sağlık.

    YanıtlayınSil
  14. Son cümleye bayıldım,aynen katılıyorum tesadüf bu ya az önce üniversitede öğrenci kuzenimlle bu konuyu konuşuyorduk, tuhaf çözümler üredikçe adam olmayız bi adım öteye de gidemeyiz sonuç olarak..Kaldı ki gittiğimiz söylenemez:(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İpekböceği'm ben de bu konuyu eşimle konuştum o kadar içlendim ki çareyi yazmakta buldum, çözüm değil bu. Gerçekten çözüm üretmek için çabalanmaya başladındığı noktada ilerleyebileceğimize inanıyorum canım.

      Sil
  15. konuyla ilgili düşüncelerimin özetini yazmış gibisin.Dediklerine katılıyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynı düşünen arkadaşların varlığı çok güzel, teşekkür ederim :)

      Sil
  16. Merhaba Giz, öncelikle bilmeni isterim ki kesinlikle bu düşünceyi destekleyen partiyle hiç bir alakam yok keza aslında hiç bir siyasi partiyle alakam yok.
    Her sabah ve akşam metrobüse biniyorum, henüz hiç tacize uğramadım ama metrobüste hırsız da gördüm, durup dururken saldıran kavga çıkartan, itekleyen, saçımı çeken de gördüm. Metrobüsten inerken acaba beni takip eder mi diye korkarak düşündüğüm adamlar da gördüm. Benim için en kötüsü sabahları erken saatlerde ve akşam saatlerinde metrobüse binmek. İnan ilk zamanlar hiç bir şekilde metrobüse binemezdim ve o kadar erken saatte kalkıp da derse yetişemeyeceğim diye sinirlerim bozulurdu. Bu yüzden artık sabah 07.10'dan önce durakta olmaya çalışıyorum. Metrobüse binemememin sebebi tabi ki erkekler. Durağa araç yaklaşır yaklaşmaz yer olsa da olmasa da kendini metrobüse sıkıştırmaya çalışan adamlar.. E haliyle bir kapının önünü dolduran onlarca adamın içine de ben kendimi sıkıştıramıyorum. Metrobüs seferlerinin arttırılması yoğun saatler için çözüm olmuyor çünkü seferler artınca bu sefer duraklarda metrobüs trafiği oluyor, araçlar durağa yaklaşamıyor. Benim sürekli bu aracı kullanan biri olarak görüşlerim bunlar. Dolayısıyla çözüm ne pembe metrobüs ne de başka bir şey. İstanbul için çözüm önerisi yok, "over capacity" olmuş durumda.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mrtha, çok haklısın ben de işim Avrupa yakasında iken ya saatlerce arabada tıkalı kalıyordum ya da metrobüste balık istifi gidiyordum çok zor biliyorum. Taciz ve bu kalabalık artık korkunç bir hal almış bir sorun ve çözüm bulunmasını ben de çok istiyorum. Sadece bu sorunu bahane ederek, kadını koruma kisvesi altında kadın ve erkeği izole etme çabasına kızıyorum ben. Aynı yakada işime bile sabahları 40 dk da gidiyorum, bu şehir araç kapasitesini çoktan doldurmuş durumda artık Paris gibi bir gün tek bir gün çift plakalar trafiğe çıksın diyecekler (belki de demeliler) yakında..

      Sil
  17. O kadar güzel yazmışsın ki, kesinlikle her cümlesine katılıyorum. Daha neler göreceğiz demek istemiyorum, daha geriye gitmek istemiyorum. Ama duyarsız olduğumuz sürece de başımıza gelmeyen kalmayacak gibi. Twitterdaki iki TTyide duydunuz mu bilmem; ''kadınınçalışmasınaHAYIR'' ve ''kamudabaşörtüsüneEVET''. Özellikle de kadının çalışmasına Hayır diyenler nasıl bir beyinle yaşıyorlar, bilemiyorum ama dediğin gibi pembe otobüse binsinler ve gitmek istedikleri yere gitsinler :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevda'cım bunu duymamıştım, pembe metrobüsten sonra bir yumruk daha yemiş gibi oldum şimdi. Kadının çalışmasına hayır denmesi çok kötü, kadın ezilsin, kadın zavallı, muhtaç olsun zorla. Çalışmak istemezse bu kadının kendi tercihi olmalı, ama bu hakkı ellerinden almaya çalışmak resmen acımazsızlık bu ülkede gerçekten "kadının adı yok".

      Sil
  18. O kadar uzak kalmisim ki gundemden bazen bilerek bazen de bilmeyerek...bu haberi de senin blogun sayende gordum. Bence pembe metrobuse gerek yok, hic masraf yapmasinlar, kadinlar kapansin evlerine, disari da cikmasinlar, boylece boyle dert de kalmaz, muhtemelen sonumuzu bu hale getirmek istiyorlar. Simdi boyle yaziyoruz diye de, araniyor gibi algilamasinlar bir zahmet!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Lulu'cum küçükken Reşat Nuri romanları okurdum orada bir hikaye çocuk zihnime bile çok absürd gelmişti. Bir adam kendisine kapıdan kahve veren ev sahibesinin dirseğine kadar açık kollarını gördüğü için tahrik olarak kadını taciz etmişti ve kendisini böyle de kol açılmaz ki şeklinde haklı görüyordu. Şimdi o zamanlar daha yakın geliyor bana, yasak olanın git gide daha da tabu olmasını anlıyorum. Daha serbest olsa halbuki insanlar kimse kimseye karışmasa, hoşgörü içinde olsa...

      Sil
  19. Gizemcim, senden ogrendim boyle bir konunun gundemde oldugunu, sana her dediginde katiliyorum, harika irdeleyip kaleme almissin. Taciz, siddet yarayan kana, ama yapanlar dogruduzgun cezalandirilmak yerine, egitilmek yerine, boyle cozumlerle hic bir yere gidilmez, gidilse dedigin gibi ancak geriye gidilir, yollari acik olsun gitsinler ozlemini duyduklari ulkeye...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aylin'cim taşıma suyu ile değirmen dönmez diye boşuna dememiş atalarımız, burada yapılmaya çalışılan bu. Tacize daha gerçekçi çözümler getirilmeye çalışılırsa o zaman bu koz ellerinde olmaz diye düşünüyorum. Dilerim istediklerimi yaptıramazlar, bu onlar için kadını koruyan bir uygulama değil, kendi savaşlarında kazandıkları bir "zafer" olacak aksi takdirde.

      Sil
  20. Canim seni ayakta alkisliyorum duygularima tercuman olmussun. Sorunlari akilci cozumlerle halletmek yerine sacma sapan dusuncelerle cozmeye calisan insanlarla ayni havayi solumak bile gercekten cok aci!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tubitos'cum çok teşekkür ederim beğenin için, ne mutlu tercüman olabildiysem. Bu tarz uygulamalar insanlarda amacı böyle olmayan, yalnızca farklı düşünen kişilere karşı da antipati ile yaklaşılmasını sağlıyor. Daha gerçekçi, yapıcı ve derin düşünebilseler keşke...

      Sil
  21. Gizemcim yazdığın her kelimeye katılıyorum,düşüncelerime tercüman olmuşsun adeta.Bunca yıldır otobüse binerim başıma hiç öyle taciz olayı gelmedi,yeltenen oldu mu sesini çıkarıp azcık yüksek sesle konustun mu ne tarafa gidiceklerini şaşırıyolar zaten,kadınlar yeter ki susmasın sesini çıkarsın,hiç bir sorun kalmaz.
    Ama metrobüslere iş saatlerinde hiç binmedim,aşırı kalabalıktan nefes alıcak yer bile kalmadığında sorun yaşanıyor olabilir.Onlar içinde dediğin gibi çözüm alternatifleri yaratılabilir,çözüm cinsiyet ayrımcı bir yaklaşım olmamalı.
    Neden sürekli kadın erkek ayırımı gündeme getiriliyor,nedir bu hükümetin ''Kadın'' korkusu anlamadım gitti.

    Bir de sevda s.'nin yorumuna şaştım kaldım, kadının çalışmasına hayır ise kamuda baş örtüyü erkeler mi takacakmış :)yoksa kapalı olmayan kadınların mı çalışmasına hayır?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Rebel'cim çok doğru bir noktaya parmak basmışsın, kadınlarımız daha sesini yükseltebilir olmalı. Sadece metrobüste değil, işte, okulda, ailede nerede yaşarsa yaşasın sesini çıkarmaktan utanıp gizliyorlar bu durumu. Sürekli kadınların gündeme gelmesi de oldukça politik aslında, ortalık karışıyor gündem değişiyor canım :)

      Sil
  22. Benimde delirdigim bir konu hatta bende yazdim son postumda. inanmak istemesen de olay buralara kadar gelmis her yeni gun yok artik bu kadari da fazla dedgimiz seyler oluyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O kadar güzel yazmışsın ki çok keyif alarak okudum postunu. Orada uzakta olmak istiyor insan bazen daha az acıtmasa da insanın canını içindeyken bir şey yapamamak daha çok koyuyur sanırım :/

      Sil
  23. Benim anlayamadığım şey, Pembe metrobüs'ü kadınların istemesi. Dünya, renk kapsamında mı çalışıyor? Yazı çok güzel olmuş Gizem, velhasıl ben bu insanların fikirlerini hiç anlayamıyorum.

    http://kacikturuncu.blogspot.com

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hehehe :) dünya renk kapsamında çalışıyor gerçekten Baran'cım, işyerlerinde de taciz olmuyor mu oluyor elbet mavi pembe kamu binaları yapalım bebekliğimizde giydiğimiz renkli tulumlar hapishane forması gibi ömür boyu yapışsın üzerimize :) inan ben de anlamıyorum..

      Sil
  24. yaaa ne biçim insanlar bunlar nasıl bir zihniyettir anlamıyorum... Bugün alanında çok başarılı erkek doktorlar var. iş ölüm kalım meselesi olunca erkek kadın doktor farketmeden gidiyorlar hastaneye herkes işine geldiği gibi yaşıyor hayatını 4+4+4 eğitim sistemi de bunun alt yapısı ileride kız çocuklarımız okullarda baskı görücek sen dindar değilsin ben dindarım kavgaları edicekler. seçmeli derslerde kuran öğretilecek tüm çocukların başları örtülücek daha çocuk yaşta ne olduğunu anlamadan birşeyler dayatılacak ben gerçekten çok sinir oluyorum bu zihniyetlere.. Şunu unutan cahil kadınlar bu ülkede avm lerde özgürce gezip, jeepleriyle yollarda cirit atıp alışveriş yaparken erkeklerle aynı sokakta yürürken ne kadar özgür bir hayat yaşadıklarının farkında değiller!!! Bu özgürlük onlara 1923 de verildi. 2023 de de alınmak isteniyor..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet o görünmekten kaçtıkları doktor bir kadının hayatını kurtarmak için ameliyatta şırınga ile insanlardan kan çekip gazetelere çıkmış bir kişi. Göbeğine kadar sakalını savurarak "burada kadın doktor yok mu" diyen bir hasta eşini görünce üzülsem mi kızsam mı çocuk aklımla bilememiştim. Eşi adına kararı kendisi veriyori soruşunda bile "erkekten doktor olur mu" diyordu. 4+4+4 zaten çıkarsa vatana millete hayırlı olsun o zaman zaten. Bir sorun da bu canım Avrupa'da kadınlar o özgürlük için deli gibi eylem yapıp çabaladı, bizde Türk Kadını (çoğunluğu) bir şey yapmadan yukarıdan verildi, o yüzden kaybederken de elindekinin değerini bilmiyor yine bu çoğunluk..

      Sil
  25. valla bu konuda ben de senin gibi düşünüyorum canım, işim leventte bakırköyde oturuyorum servis var çok şükür, ama bazen kullanıyorum çünkü çok hızlı erkenden evinde oluyorsun insan o zaman kalabalığına da katlanıyor ama pembe metrobüs nedir ya iffetsiz miyiz biz dicek laf yok yani...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Trafik çok kötü, metrobüslerin tıklım tıklım dolması da. Ama pembe metrobüs olsa da o metrobüse çalışan kadınlar olarak biz etekle binsek yukarıda afişin önünde yer alan teyze bize nasıl bakar yol boyu onu da ayrıca merak ediyorum. Bu da bir taciz değil midir?

      Sil
  26. Pembe metrobüs olayını şimdi senden öğrendim. Kadına karşı pozitif ayrımcılığı destekleyebilirim ancak pembe otobüs fikri pozitif ayrımcılıktan çok uzak gerici bir yaklaşım! Kabul edilmesi mümkün değil:((

    Sokakta da taciz oluyor, sokaklarıda haremlik selamlık yapsınlarda kurtulalım. Tek numaralı sokaklar ekreklerin çift numaralalı sokaklar kadınların olsun. Haa tabi birde tabelaları pembeye boyamak gerekecek, ama olsun hiçbir masraftan kaçınmayıp metrobüsleri boyayan zihniyet elbet bulur bir çaresini...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu ayrımın sonu yok, bir şeyle başlayıp bakın bu işe yarıyor dedikten sonra yazdıkların da pekala yapılır canım çok güzel ifade etmişsin. Kadın ve erkeğin ayrı olduğu toplumda etkileşim de olmaz, farklılık neden olmasın toplumda bu şekilde düşünenlere karşı çıkılmasın deniliyor ya, esas farklılık (çeşitlilik anlamında) kadın ve erkek zihni bence.

      Sil
  27. Hiç pembe metrobüs , çok yeşil metrobüs...diyorum bende

    YanıtlayınSil
  28. daha birkaç gün evvel bakırköy sadi konuk eğitim araştırma hastanesinde kadın doktorun erkek hasta kabul etmediği, erkek hastanın randevu seçiminde kadın doktoru seçtiği anda henüz randevular dolmadığı halde, doktorun hizmet vermediği yazısının çıktığı, ama kadın kimliğiyle giriş yapılınca bir anda randevu verebildiği yazısını , tesadüfen bir forumda okuduktan sonra, aslında bu işin eğitimle uzaktan yakından alakası olmadığını daha iyi anladım.. bir yanda görevi, sadece görev olarak gören doktorlarımızın yanında, eğitimli fakat örümcek beyinli, ettiği hipokrat yeminini hiçe sayarak hasta tercihi yapabilme lüksüne sahip, ne yazıkki, o kutsal rütbeyi haketmeyen insanlar olduğuda bir gerçek...

    pembe metrobüse bir yorum yapamayacak kadar bezginim şuanda... daha bunun, kız ve erkek öğrencilere ayrı eğitim verilmesi var sırada... daha hesapta olmayan çocuklarımız için şimdiden üzülmeye başladım bile...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O kadar büyük bir cehalet ki bu, yobazlık kana işleyince tıp eğitimi de fayda etmiyor demek ki. O yüzden 5 yaşında başlamak istiyorlar bu işlemeye. Erkek doktora görünmek istemeyen o kesim şimdi babamın göbek adı "Şeyh" diye (bir anlamı yok oysa ki dedem koymuş) kapıda kuyruk oluyorlar, bu çok ironik değil mi? Erkek doktor olmaz ama adı şeyh demek mübarek birisi diye özellikle onu istiyorlar.

      Bu ortamda dünyaya çocuk getirme fikrine karşı her gün daha da uzaklaşıyorum ben...

      Sil
  29. Ayrım yapmak bu tarz şeyleri daha da göze sokmak değil midir?Yakında nasıl bir ülke olacağımız hayali bile beni ürkütüyor!Öyle güzel yazmışsın ki,sanki pembeye bindik bir şey yok,sokaklarda her gün binlerce olay oluyor.Kadınlar daima ikinci planda!Gidiş böyle oldukça da...Sinirleniyorum artık,allah insanlara akıl fikir versin :)Bebeğim bloğumda senin için bir ödül var,umarım hoşuna gider.Sevgiler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İşte zaten bakın metrobüslere huzur getirdik sıra sokaklarda diyecek kadar cüretkar bu insanlar :) kadınları korur gibi yaparak ikinci plana atma çabalarını daha çok insan görür diliyorum. Ben sinirlenmekten yorgun düştüm şimdi daha çok kırgınlıkla karışık bir çaresizlik bu olayın üzerimde yarattığından geriye kalan. (Ödülümü en kısa zamanda alacağım tatlım, teşekkür ediyorum ve öpüyorum çok ;))

      Sil
  30. Bu benim çok sinirlemdiğim bir haberdi, başlığı okuyunca sinirle yorum yazmaya koşuyordum ki, yazının tamamını okumak fikri daha iyi geldi.;) Kesinlikle çok ama çok güzel bir yazı olmuş, düşündüklerimi daha sakin bir dille yazmışsın o kadar. Bu çok güzel yazın ve ne döndüğünün farkında olan zekan için sağol. Umarım ayyyy pembe binek mi diye koşan kadınlarda iki dakika düşünürler. Tekrar teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Heheheh :) başlık aldatıcı kabul ediyorum, ironik olarak düşünülmüş olmakla birlikte ilk bakışta farklı anlaşılabiliyor :) çok teşekkür ederim beğenin için, dilerim bu farkındalık senin benim gibi düşünen kişiler dışında düşünmeyenlere de ulaşır ve bir parça olsun farklı düşünebilmelerini sağlar. Yazarken de inanmıyorum aslında buna ama iyi niyetli bir temenni diyelim sadece.

      Sil
  31. Ellerine sağlık çok güzel bir yazı olmuş, ilk duyduğumda bu olayı, aklımdan geçenler tam olarak bunlardı; her satırını haklı buldum.
    Dediğin gibi öyle masum bir biçime sokmuşlar ki bu olayı, sanki kadınların iyiliğine gibi gösterilmiş. Oysa ki ufacık bir olaydan ayrımcılık yapan bu zihniyet, ileride çok daha fazlasına evrilecek yazıda da belirttiğin gibi.
    Halbuki tacizi önlemek kadın-erkek ortamlarını ayırmakla sağlanmaz. Aksine sen kadınla erkeği ayırırsan, erkek kadına daha da "aç" olacak. Zaten kadın figürünün ,giyime kuşama bakılmaksızın, sadece kadın olduğu için tahrik ettiği bu ülkede taciz ve tecavüzü önlemek için yapılması gereken tek şey, bunları yapanlara fazlaca ceza vermek. Tahrik indirimi gibi düzenlemelerle tecavüzcünün sırtını sıvazlarsan, onu daha da cesaretlendirirsin ve tecavüz-taciz tabii ki artar. Kıyafet olarak değil de -insanların kıyafetlerine asla karışmam- en kötüsü "kapalı zihniyet" şu dünyada, çünkü en büyük felaketler de bu zihniyetlerin altından çıkıyor. Erkek doktor istemeyen ya da "açık saçık giyindiği için" hemcinsine laf eden ya da bu gibi uygulamalara destek veren kadınlar da erkek egemen söylemi tekrar ederek, bu zihniyetin ne yazık ki bir parçası haline geliyorlar.
    Zaman geçtikçe medeniyetler ilerler ama ne yazık ki bu medeniyet hiç ilerlemiyor aksine geri gitmeye uğraşıyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazımda eksik kalanları da sen belirtmişsin Ece'cim. Hala toplumumuzda aç erkeklerin fazlaca olması geçmişteki ayrımdan miras. Buna çözüm olarak yine ayırmaya çalışmak ise olayı aslında büsbütün tersine çeviriyor. Ağır yaptırımların esas caydırıcı olacağına ben de inanıyorum, ülkemizde ağır suçlar ne yazık ki hiç de caydırıcı cezalandırılmıyor. İran'da bile halk aslında istemiyor bu düzeni, havaalanından çıktığı anda soyunuyorlar bizde tam tersi oraya doğru bir özlem var. Yazının sonunda bu yüzden belirttim yoksa farklılıklar da bir toplumu toplum yapan şey, o yapıyı kökten değiştirmeye çalışan farklılıklar olmadıkça.

      Sil
  32. Merhaba Gizem, kadınların toplumda yaşadığı güçlükleri çok güzel dile getirmişsin. Fakat ben yorumlarında ön yargılı olduğunu düşünüyorum. Aslında bazı şeyleri nasıl görmek istiyorsak o şekilde görüyoruz. Adı geçen partiyle vs hiç bir ilgim yok bunu özellikle belirtmek isterim. Çözüm olarak ne bulunursa bulunsun herkesi memnun etmek oldukça zor. Mutlaka hoşuna gitmeyen karşı çıkanlar olacaktır.

    Eğer pembe metrobüse değilde eşile binen kişilere aranıyor, kötü kadın vs gibi çirkin yorumlar yapanlar olursa bu kesinlikle onların dar görüşlülüğü ve cahilliğidir. Genele mal edilmemelidir diye düşünüyorum. Pembe metrobüsle ayrım yapılmaya dayatıldığını düşünmek yerine belki gerçekten çözüm bulmaya çalışıldığı neden kimsenin aklına gelmiyor? Japonyada yıllardır bayanlara özel erkeklerin binemediği metroların olduğunu bilen var mı çok merak ediyorum??? Oraya da mı şeriat getirilmeye çalışılıyor, diğer metrolara binenler kötü kadın olur düşüncesi getirilmeye çalıştığı düşünülüyor?? İnsanımız o kadar alışmışki biz ve diğerleri olarak ayrım yapmaya, hiçbirimiz kendi düşüncemizden başka şekilde düşünenin doğruyu düşünüyor olabileceğini kabul etmiyoruz. Sanırım önce herkesin birbirinin fikrine saygı duymayı, aşağılamadan yargılamayı yorum getirmeyi öğrenmesi gerekiyor...

    Sevgiler:) Süm..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Süm, düşündüğünün aksine önyargı ile, düşünmeden yazmadım bu yazıyı, ama sanırım eksik yazdım ki bu şekilde anlaşılmasına sebep olmuş. Ayrıca bu uygulamanın Japonya’da ve farklı bir iki ülkede daha olduğunu da biliyorum ancak şu şekilde düşünüyorum, kadının toplumda dini kullanarak geriye itilme çabası o toplumlarda da bizdeki gibi kanayan bir yara mı? Bunu isteyen kadının fotoğrafını bilhassa koydum, kara çarşafa bürünen bir insan hala dünyayı peçe arkasından gördüğü kadarı ile yetinmeye zorlanmış bunu sindirmiş ve daha farklı olabileceğini bile bilmeyen bir hale getirilmiş. Kadınlara iyilik yapmak için pembe metrobüs diyor Saadet partisi, sence bir kadına yapılacak en büyük iyilik onun ayakları üzerinde durmasını sağlamak değil midir? Toplumda yer edinmesi için çabalamak değil midir? Sen bir kadının elini kolunu kes, tüm yetilerini buda sonra tacizciden korumak için pembe metrobüse koy, kusura bakma ama bu da bana çok yapmacık geliyor. Önyargı değil, derinlemesine düşündüğümde vardığım nokta bu. Ayrıca bu zihniyetin dini kullanarak yapmak istedikleri şey bu kadar ortadayken bir Japonya ile nasıl bir tutabiliyoruz? Diğer tüm sosyo ekonomik koşullar farklı iken? Gerçekten amaçlarının kadınları korumak olduğuna hiçbir şekilde inanmıyorum, 4+4+4 eğitim sistemi de, pembe metrobüs de hep kadınları daha da izole etme yolunda atılmak istenen adımlar, geçmişe dönmeye dair duyulan özlem. Zamanına Atatürk onca devrimi yaptı ama zihinler bir gecede değişemiyor ne yazık ki. Din Türk milletinin yumuşak karnı, bunu da her fırsatta kullanmaya çalışan bir partinin masum bir şekilde kadınları korumasına inanmak yazımda da belirttiğim gibi pençelerini una bulamış kurtun masumiyetine inanmaktan farksız bence. Japonya’da diğer metroya binenlere kötü gözle bakılmayabilir ancak bizim toplumumuzun bakış açısı eşliğinde bakıldığında böyle senaryoların oldukça olası olduğunu düşünüyorum. Biz ve diğerleri diye ayrım yapmaya çalışanlar da ne yazık ki onlar. Kendilerine ait özel oteller, okullar, eğlence mekanlarına sahipler insanların arasına karışmayarak (ya da kadın erkek ayrılmadığı için karışamayarak) bu izolasyonu onlar başlatıyor. Sonra kalkıp bir de tacize engel pembe metrobüs denilince amaç gerçekten kadının korunması mı yoksa elde geçerli bir sebep bulmuşken kadın ve erkeğin ayrılabileceği bir ortam daha mı yaratmak diye sormuyor musun? Bunu yapan daha farklı bir parti olsa yine ayrılmasını istemezdim ama belki senin de ifade ettiğin gibi bir parça samimiyet arar acaba gerçekten kadınları korumak istiyorlar mı diye kendime sorardım ama bu partinin yapmaya çalıştığı şey bana göre çok açık.
      Ben yazımda fikrimi bir aşağılama ya da hakaret içermeden olduğu gibi, elimden geldiğince kibar belirtmeye çalıştım. Ama tepkili olarak yazmak aşağılamak olarak görülüyorsa buna da üzülürüm.


      Senin fikrine de saygı duyuyorum ama bu da benim fikrimdir ve inan her türlü önyargıdan arındırılmış olarak belirtilmektedir, senin de bunu görmeni bekliyor düşünceni belirttiğin için teşekkür ediyorum :)

      Sil
    2. Değer verip saygı gösterip cevap yazmana çok memnun oldum, ben senin söylediklerine sonuna kadar katılıyorum ama şu da bir gerçekki artık halkımız çok daha bilinçli, eskidenmiş o bir gecede darbe yapıp ülkeyi yıllarca geriye götürmek. Elbette ülkemizde bu tarz olayları başka yöne çekip pembe metrobüse binmedi diğerine bindi diye kötü gözle bakacak olan insanlar, cahil kalmış bir kesim hala mevcut..malesefki. Umarımki onlarda gözlerini açıp yok kadınlar çalışmamalı yok geri planda kalmalı vs gibi gereksiz bakış açılarından kurtulurlar. Atamızın bize miras bıraktığı bu ülke hergün daha iyi bir noktaya gelmekte. Daha da güzel yerleri hakediyoruz ve ulaşacağımıza da inanıyorum. Bahsettiğin peçe arkasında sindirilmiş bayanlar yok değil, ama dediğim gibi bunu genele mal etmek ne kadar doğru? Benim annemde kapalı, fakat bu onun kendi kişisel tercihi. Üstelik kendisi eğitimini almış kendi isteği üzerine çocukları ve eviyle ilgilenmeyi tercih etmiş, çalışmayan bir insan. Kendilerine ait otelleri diyerek bahsettiğin sanırım kapalı kesim. Ben bu tarz otellerin artmasını ülkemiz için güzel bir adım olarak yorumluyorum çünkü ben rahat rahat denize girip eğlenirken annemin tercihlerinden dolayı bu güzelliği tadamaması çok saçma. O kadar lüks ve güzel kapalı bayanların tercihlerine hitap eden oteller var ki, ben bunları annem ve annemle aynı tercihlerde olan kadınlar için muhteşem birşey olarak görüyorum. Onların benden senden kimseden farkı yok. Eşitlik birazda bu değilmidir?

      Dediğim gibi birşeyler diretmek yaptırımlar uygulamak hiç kolay değil, kimse kimseye zorla birşey yaptıramaz. Halkımızın cahil kısmı olduğu gibi ülkesini güzel yerlere getirebilecek çok güzel temsil edebilecek insanlarda mevcut. Ve kimsenin bu tarz çirkin oyunlara pabuç bırakacağını sanmıyorum, Atamızın bize bıraktığı değerler sevgi ve en önemlisi saygı çerçevesinde hep bu topraklarda yaşatılacaktır hiç şüphem yok. Bu arada bu uygulama hakkında açıkçası çok bir bilgiye sahip değildim. Yazından sonra araştırdım ve Saadet partisinin sunduğu bir önerge olduğunu gördüm. Açıkçası işin içine o parti girince olayların başka yönlere çekilmesi de normal gibi geldi ister istemez akla dayatmalar gelebiliyor. Fakat onlar azınlıkta. umalımki gerçeği görsünler umalım ki gerçekten çözüm odaklı bir yaklaşım olsun..

      Güzel ve farkındalıklarla dolu paylaşımın için ve nazik cevabın için tekrar teşekkür ederim:)

      Sil
    3. Yazılan her satır çok değerli benim için o memnuniyet bana ait :)
      Yazdıklarına ben de sonuna kadar katılıyorum, bir ülkeyi bir gecede geriye götüremez kimse ama şu anda baştakiler (son 10 yıldır) ufak ufak adımlarla fark ettirmeden bunu yapıyorlar ve bir noktada ne olduğunu anlamadan o günlere döneceğiz (hatta daha da kötüsüne) diye korkuyorum. Ne konuşma ne yazma özgürlüğü var, aydınlar tek tek hapise atılıyor git gide karanlığa gömülüyor sanki bu güzel ülke. Daha güzel yerleri hak ediyoruz, bunun için gerçekten çabalayan insanlar da var ama bir o kadar da çabalar gibi yaparak geriye götürmeye çalışanlar var. İstanbul'dan dışarıya çıkıp Anadolu'ya gidince peçe olmasa da kadınların bastırılabilirliği ne yazık ki çokça doğru. Senin anneciğin tercih etmiş bu saygı duyulası, benim anneannem de kapalı ama bundan 10 sene önce yazmasını başına vuran kadınlar Anadolu kadınlarına kimse bugünkü gibi bakmıyordu. Bir anda propaganda ile farklı bir yöne çekildi bu. Bu da olabilir toplumda farklılıklar neden olmasın ama bu yeni kesim kendilerinden farklı olanların zamanında onlara gösterdiği anlayışı gösterecek gibi durmuyorlar. Bir forumda okumuştum "artık sayımız az değil geliyoruz ve kökünüzü kazıyacağız" diyordu bu kesim toplumda Atatürk'ün yadigarlarına. Ben hiç kimsenin kapandığı için kötü olduğunu düşünmüyorum ama onlar ben kısa şort giyince ya da dekolte kötü olduğumu düşünüyorlar. Anlatabiliyor muyum bilmiyorum, ama beni korkutan git gide güç kazanan bu kesimin eğitimi de budayarak sonra her şeye dilediğince yön verebilme olasılığı. Despot yaklaşımları. İnsanların tercihleri yüzünden mahrumiyet yaşamaları elbette kötü bir şey, tercih edenler için bu şekilde oteller de olabilir ama beni kaygılandıran uzun vadede bizim azınlık olabileceğimiz gerçeği. İnançlı bir insanım ben, ama inancın kullanılmasına bir o kadar da kızan bir insanım bazı şeyler daha farklı yapılsa, gerçekten dinin öngördüğü o hoşgörüyü görebilsek birçoğumuz daha farklı bakabilir eminim bu duruma. Biraz karışık oldu sanırım,demek istediklerini çok iyi anladım ve sana bu konuda hak veriyor aynı şekilde iyimser olmayı yürekten istiyorum. Dilerim ben de düzgün bir şekilde ifade edebilmişimdir kendimi :)

      Sil
  33. Canım benim renk ne fark eder ki, seninde dediğin gibi çözüm rengi değişik otobüs üretmek olmamalı, var olan otobüsleri çoğaltmalı..
    Baban içinde üzüldüm, işini hakkı ile yapan doktorlar böyle böyle kayıyor ellerimizden :/

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Pembe Esinti'm ne güzel demişsin, çözüm metrobüsün rengini değiştirmekte değil ziihnleri değiştirmek ve gerçekten sorun olan tacize gerçekçi bir şekilde yaklaşmak. Babamın huzuru şimdi yerinde ama o dönem ona yaşatılan bu durum bizleri de çokça üzmüştü.

      Sil
  34. Malesef bu ülkedeki insanların zihniyetleri asla değişmeyecek. Çünkü biz kadınlar en başta buna müsaade etmiyoruz. 30 yaşına gelmiş oğlumuzun önüne su getirip, donunu yıkıyoruz. Anneler oğullarını 30 yaşında bile rahat bırakmıyor, hayatlarına müdahale ediyor, evleneceği kıza, düğün tarihine, oturacağı yere bile karışıyor.Bu biraz da psikolojik, çünkü kadınlarımız eşlerinden birey olarak değer görmüyor bu yüzden de oğullarının hayatında hakimiyet kurarak var olmaya çalışıyor. YAni sorun o kadar derin, o kadar eski ve o çözümü de o kadar zor ki?! Ben bu metrobüs yüzünden sinir hastası oldum. 'Etrafta ne kadar çok erkek var, idam gelse de en azından bir kısmından kurtulsak' falan diye düşünmeye başladım. Sonuçta bu işin çözümü çok uzun vadeli ve belki de tamamen bir çözümü yok. Kısa vadeli çözüm olarak da evet ben bir adamın eli nereme değdi diye düşünerek gitmek istemiyorum. İnanın metrobüslerin %80'i erkek ve ben her gün ellendim mi stresi yaşıyorum. O yüzden evet ben başı açık ve bu badem bıyık zihniyetinden tiksinen bir insan olarak -ne yazik ki- kadınlara özel bir otobüs istiyorum. Ne yazik ki diyorum çünkü bana şu anda başka bir çözüm varmış gibi gelmiyor, eğitim deseniz o bu nesil için geçmiş ola, belki bizim çocuklarımız rahat eder. Ben otobüste yanımdaki adam beni taciz ettiğinde, ben hayvan gibi bağırırken sesini dahi çıkarmayan kazık kadar adamların arasında kaldığımdan beri kadınlara özel otobüs istiyorum. Kesinlikle o zihniyette de değilim tekrar belirteyim.

    YanıtlayınSil
  35. bitanem o kadar güzel bi konuya, o kadar güzel örneklerle deyinmişsinki, okudukça delirdim, okudukça zorla içine çekildiğimiz bu saçma sisteme isyan ettim! tabi isyan etmekle, kendimizi paralamakla olmuyo bu işler. senin de yorumlarda verdigin cevaplardaki gibi, başımızdaki yöneten(!) insanlar bizi sessizce ve sinsice içlerine çekiyolar. bundan onlarca yıl önce iran da son derece modernmiş, güzellik yarışmasında mayolu kadınlar filan.. şapkalar mini etekler. sonra o yöneten insanlar, aynı bu bizim içinde bulundugumuz durumda oldugu gibi, yavaştan vermişler ayarı, kadınlar eylemler yapmış, hayır demişler, yırtınmışlar, ama yok ı ıh, olmamış, başaramamışlar. sonra bu mayolu kadınlar kafalarına mecburen o carsafı gecirip isyan etmeye devam etmisler, bu kez de suclu olarak yargılanmış, hapse atılmışlar, taşlanmışlar falan filan... ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumuna gelmeden bu gidişin bi durması lazım! ama nasıl...

    YanıtlayınSil
  36. Yaziyi agzim acik okudum!! Ama en son koydugun resim zaten pembe otobusun amacini net bir sekilde aciklamis. Baban icin gercekten uzuldum ama birde ben erkek hastaya bakmam diyen kadin doktor versiyonlarida var ki o daha aci...

    YanıtlayınSil
  37. Okurken tüylerim dike diken oldu. Son yıllarda beni en çok rahatsız eden konulardan biri bu "Haremlik ve selamlık" meselesi. Ne yazıkki azalarak bitsin isterken çoğalarak yayılmacı bir politika uyguluyorlar.Evet toplu taşıma araçlarında bazen zor anlar yaşatanlar oluyor ama özgüveni yerinde olan her insan buna karşı koyarak karşısındakini pekala kendisinden uzaklaştırabilir.Bu iş metrobüsle başlayacak sonra sınıfta kızlar bir tarafa erkekler bir tarafa ayrılacak daha sonra sadece kızlar için sadece erkekler için sınıflar ,okullar açılacak... Bu iş uzayıp gidecek ve biz korktuğumuz şeyle yüzleşmek zorunda kalacağız.Kendilerini azınlık hissedenler çoğunluk olacaklar.Umarım o günler gelmez. Hiç ama hiç gelmemesi dileğimle.

    YanıtlayınSil
  38. yazdıklarında haklısın ama ben pembe metrobüsü kendi açımdan destekliyorum ha yılda kaç kere metrobüse biniyorum orası tartışılır ben jinekoloğunu özellikle erkek seçen(çünkü erkek doktorların daha başarılı olduğuna inanıyorum) kesinlikle anti akpci bi kadın olarak leş kokan,pis bakışlı bisürü erkeğin olduğu toplu taşımayı kullanmaktansa böyle bi seçeneği kullanmayı tercih ederim diye düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
  39. pembe yada yesil fark etmez , her neyse
    benim tek katilmadigim nokta
    isterse " kara çarsaf " isterse "mini etek" isterse "çiplak isterse kapali olsun , bir insani insan yapan ustundeki giyisi degil , o tanimaya çalismadiginiz karakteridir bence. oysaki hep yazilarinda ne kadar on yargiya karsi oldugunu açikliyordun :( hayalimdeki gizem tamamen degisti, uzuldum o insanlari kuçuk gormene... neyse benimkisi bir ayri kuçuk bir noktaydi ...

    YanıtlayınSil
  40. Bu yazdiklarimdan insanlari kucuk gormek ve anlamadan onyargi ile yaklasmak nasil anlasilabiliyor dogrusu ben de buna cok uzuldum. Ben insanlari anlamaya calismadan onyargi ile yaklasmadim bu yazida, aksine pembe metrobus zihniyetininderinlemesine anlatmaya calistim, toplumda her tarz insanin varligi o topluluga cesitlilik katar ama o cesitlilik digerleriniduzeni etkileyecek sekilde aksiyonlari sinsice aliyorsa buna da sonuna kadar tepki gosteririm. Bu kadar tepkili oldugum bir konuyu kelimeleri sece sece yazmama ragmen bu sekilde algilaniyorsa ve blogdaki 200 postta nasil bir insan oldugum anlasilamamissa bu konuda da bir sey yapamam sadece hayatta en sevmedigim sey onyargi bu sekilde dusunulmesine uzulurum o kadar.

    YanıtlayınSil
  41. işte bu yazı herkesin okuması gereken bi yazı. İnsanlarımız okadar cahil ki neye evet dediklerinde onun nasıl sonuçlanacağını,ilerisini düşünemiyorlar. "Ne var sizde buna binin" diyebiliyorsa bi bayan ömrü boyunca 2. plan kalmayı kabul etmiş demektir. Ülke olarak İleriye değil koşarak geriye gidiyoruz bu cahil kesim yüzünden. Çok güzel yazmışsın Giz. takdir ettim seni bu yazın için..

    YanıtlayınSil
  42. ifadelerin öyle güzel ki.. PembeMetrobüse gelene kadar ne çok hallolması gereken konu var oysa...
    ama bunu en güzel açıklayan yazılardan birini okudum senden.bu yazıyı mumkun oldugunca çok kişiye ulaştıracağım...

    YanıtlayınSil
  43. bütün hislerime tercüman olmuşsun, teşekkür ederim. doğulu kafası budur işte: çözmeye çalışma, kolayını bul!

    YanıtlayınSil
  44. Giz bloglarinizi kesfettigim andan beri sana ve dileme anlatilmaz bi sevgi duyuyorum, sanal alem degilde sanki cevremden birileri gibi oldunuz:)) Burda ve BetwinUs'da her postunuzu keyifle okuyorum inan söylemek icin söylemiyorum bunlari:D Zaten blogunuzu kesfettigim icin mutluydum ama su yaziyi görünce artik bisey demiyorum yani:D Gercekten söyleyecek söz birakmamissin.. Aslinda söylemek istedigim, söylenmesi gereken birde defalarca söylendigi halde güzel halkimizin bi kulagindan girip öbür kulagindan cikan, duymamazliktan geldigi birsürü sey var ki! Ama hic yeri degil.. Artik ülkemizin gidisatiyla ilgili korkularimi, bu ve bu gibi 'yararli' konulara olan düsüncelerimi daha dogrusu tepkilerimi senin o güzel hayalgücüne birakiyorum :) Cünkü biliyorum, yazmaya kalkarsam senin kadar sakin ve kibar bir dil ile yazmam..
    Ama sunu yazmadan edemeyecegim.. Atatürk'ü yok etmeye calisiyorlar, istedikleri kadar ugrassinlar! Onun adini heryerden silebilirler ama kalbimizden fikirlerimizden asla!

    ps: Istedigin kadar "onyargi ile yaklasmadim" de, senin söylediklerin karsindakinin anlayacagi kadardir canim. Ne de olsa en uzak mesaf ne Cin ne Amerika, en uzak mesafe (ne yazik ki) iki kafa arasindaki mesafedir dimi :))

    Sevgilerimle __fstk.. :-*

    YanıtlayınSil
  45. pwmbe metrobüs var mı gercekten? çözüm bu değil tabi ki... adamlar taciz etmesin diye kadınlar neden baska bir renk metrobuse binsin.egitim sart dedikleri bu.böyle bir çözüm olamaz.annemde tesettürlü bir kadın ama dogum doktoru erkektiçtıpta günah diye bir sey yoktur.ailemden ögrendiğim bu.abartı törelerimiz var .dinde kural olmayan insanlar tarafından uydurulan cok sey var.hepsi cahillik. o zaman onlara yaradanın adı ile oku diyelim.okusunlar her ne okurlarsa doğru kaynakları tabi ve gercek kuralları ogrensınler cok kuralcı yasamak ıstıyorlarsa.

    YanıtlayınSil
  46. Benimkadar ampül düşmanı kimse olmasın aynen bende tv de konuşurkun gördümmü adamı kanalı değişiyorum ama benim düşüncemde olan bukadar insanın bukadar saçma konuşmalarını görüncede dayanamadım yazmaya karar verdim ne saçmalıyosunuz ya siz ne istediğinizi biliyomusunuz hem tacizden rahatsızssınız hem bi çozüm fikriniz yok hemde bulunan çozüme vır vır çok biliyosanız çözümü siz bulun bukadar milleti terbiyemi edelim alın size bir çözüm erkekler kadınları taciz etmesindiye bir ilaç üretelim ozaman bütün erkeklere içirelim ozaman oo olurmu benim kocam taizci deyil o içmesin bunada vır vır hergün otobüslerde ellenmekten kusmam geldi bu güzel de ayrı otobüs çirkin okadar yobaza şeyler oluyo bırakın da buda olsun bari bizim işimize yarar bitaneside. Milletten bana ne hem, ne giyerse giysin yeter ki bana neden mini etek giyiyosun gemesi avrupa birliğide zaten bu imkansız herkes istediği gibi yaşar ki benim istediğimde bu bana karışmdıkça kimsenin neyaptığı beni ilgilendirmez kana susamışlar gibi millete sldırmanın alemi yok ortalığı karıştırmaya luzum yok kimse bana karışamaz bize çarşaf giydireceklerini düşünen beyinlere şaşırıyorum aslında korkmaktata haksız sayılmayız bu ülkede her halt olur zananında zorla başı örtülülerin nasıl başı açıldı haksızlıkla özgürlükleri alındıysa şimide bizimki alınabilir bu ülke böyle korkmak lazım herkese adaletli davranılsaydı belki böyle olmazdı oyüzden adaletten yanayım ben millete saldırmazssam milletde bana saldırmaz ne ekersen onu biçersin misali....

    YanıtlayınSil