Prag Günlüğü 1 - Eski Şehir Meydanı, Barut Kapısı, Charles Köprüsü

Prag tatilinden döneli 1 hafta oluyor. Dolu dolu 4 güne birçok şey sığdırdığımız bu tatili tüm detayları ile paylaşacağım. Öncelikle kaldığımız otelden bahsetmek istiyorum. Eski Prag meydanının kalbinde yer alan Hotel Rott’da kaldık. 

 
Odalar oldukça geniş ve temizdi.


Çatı katında uzandığımız yerden gökyüzüne açılan pencere ve hemen ardında eski meydanın yapılarının çatıları çok hoş bir manzara oluşturuyordu :)



Kahvaltıdaki çalışanların kabalığı dışında her şeyinden memnun kaldık. Konum olarak o kadar merkezi ki gezilecek her yere yürüme mesafesinde, fiyatları da çok uygun. Alaçatı ya da Bozcaada’da herhagi bir butik otel fiyatlarında Avrupa’da tatil yapabilirsiniz. 

 
Prag’da yiyecekler de makul ancak içecekler değil (bira hariç). Hemen hemen her yer Türkiye fiyatlarında. Ama bizim gibi bilmeden Ağustos sıcağında şişe şişe su söyleyip sonra 1,5 lt suyun 170 kr (yaklaşık 17 TL) olduğunu öğrenirseniz nahoş bir sürpriz yaşayabilirsiniz :) Bunun dışında, gezilecek çok fazla yer var, müzelerde genelde paket olarak satılıyor biletler. Ancak her şey ekstra. Bilet alınca, fotoğraf çekmeye bile para isteyebiliyorlar (bkz. Prag mezarlığı). Bir etkinlikte broşür dağıtılımıyor o da satılıyor ki 2 sayfalık anlatı 10 TL. Bu şekilde ufak şeylere dikkat etmek lazım üst üste birikince neredeyse kalınacak yer bütçesine eşdeğer olabiliyor. Derseniz ben biramı içerim etrafa bakına bakına gezerim orası ayrı :) biz günde 2,5 lt su içen ve her müze, sergi vs’ye giden insanlar olarak bir uyarıyı borç biliyoruz :)

 
Hotel Rott’tan adımınızı ufak bir meydana atıyorsunuz, burası  hemen paralelindeki büyük meydandan daha samimi ve güzel kanımca. 


 
Hotel Rott’un dış cephesi geçmişten günümüze değişmeden gelen nadir yapılardan. Bu sebepten sürekli bir kalabalığı otelin önünde fotoğraf çekerken görebilirsiniz.
 
Birkaç adım atıp köşeyi dönünce meydana varıyorsunuz. 

 
Birkaç adım atıp köşeyi dönünce meydana varıyorsunuz (Staromestske Namesti). Burada eski meydanın kutu gibi rengarenk evleri, astronomik saat kulesi, Meryem anamız katedrali (Tin Katedrali) yer alıyor.

 

Eski Belediye Sarayı üzerinde yer alan eski şehir arması ne kadar güzel değil mi?

 
Kafka’nın ailesi ile 7 sene yaşadığı ev…


Astronomi saati önünde gün boyu saat başı toplanan kalabalık çanlarla birlikte kuleden trompet çalınmasını dinliyor, saatin üzerinde 15. Yüzyıldan kalma figürlerin dansını, 12 havarinin sırayla gözükmesini izliyorlar.

 
Aslında bu saatin oldukça hüzünlü bir hikayesi var. 1572 yılında saati tasarlayan Hanus Usta tam bir şaheser yaratmış. Sadece bugünün zamanını değil aynı zamanda astrolojik simgelerin hareketi ile dünyanın etrafındaki gezegenlerin, güneş ve ayın da konumunu belirtiyor. 

 
Bu saat zamanında o kadar ünlü olmuş ki civar şehirlerden Prag’a sadece saati görmek için gelirmiş insanlar. Kral da Hanus usta aynı saatten bir tane daha yapmasın diye gözlerine mil çektirmiş. Bir daha göremeyen Hanus da intikam almak için kendisini saatin mekanizması arasına atarak intihar etmiş ve amacının gerçekleştirerek saati bozmuş. Tam 50 sene bozuk kalan saat daha sonra onarılmış. 

 
Eski şehir meydanı eskiden Pazar yeri olarak kullanılırmış. Burada idamlar da gerçekleşirmiş. İşkence müzesini gezince idam ve eziyet etme konusunda ne kadar canileşebildiklerini daha iyi anlıyor insan. Burada göze çarpan Jan Hus anıtı Prag’ın başına gelen en iyi ve kötü olayları sembolize ediyor. Jan Hus kilisenin yoz uygulamalarına karşı geldiği için kazıkta yakılarak öldürülen bir bilginmiş.  Anıtın altındaki yazıtta “Gerçek er ya da geç ortaya çıkacaktır” yazıyor.





Eski Şehir Meydanı’ndan Barut Kapısı’na doğru ilerliyoruz.

 
11. yüzyılda Eski Şehir’in on üç girişinden biri olan Barut Kapısı, 17 yy.’da Barut depolamak için kullanıldığından bu adı almış.

Prusya istilası sırasında ağır hasar gören yapının oyma süslemeleri yaklaşık 100 sene sonra 1876’da tekrar eski yerlerine konulmuş. 


Baker Street Londra’da değil miydi? :p Sherlock’un yaşadığı sokak Prag’da bir dükkana isim vermiş. Vitrininde kurtçuklu tekilaları görünce fenalaştım desem yeridir :) 

 
Bu kurtçuklar alkol ile şişiyor ve içen kişi bunları da yutunca midesinde turgor halde kurtçuklar patlayarak alkol yayılıyor ve birden sarhoş oluyorlar.


Manufaktura burada adım başı karşınıza çıkan konsept bir dükkan. Vitrinden çok güzel gözüküyor ancak defalarca içine girmeme rağmen alacak bir şey bulamadım. Ev dekoru ,kozmetik  ve hediyelik ürünleri var.

 
Bohemya kristali burada çok ünlü. Birçok hediyelik mağaza var, ben kristal sevmeyen birisi olarak hatıralık tercih etmedim ancak fotoğraflamadan da geçemedim :)


Şimdi Kafka’nın doğduğu eve doğru yol alıyoruz. Bir Yahudi olan Kafka ve ailesi Yahudi Mahallesi’nde değil, Eski Şehir Meydanı’nın bitişiğinde bu evde yaşıyorlarmış. Franz Kafka her sabah okuduğu Alman okuluna giderken meydandan geçermiş.

 

Kafka’nın evinin altı ufak bir müze haline getirilmiş ancak esas Kafka Müzesi’ni gezecekseniz burayı es geçebilirsiniz. 
 
Bu ufak müzede yazılarından bir iki taslak kopyası ve çocukluk fotoğrafları bulunuyor. Diğer müzede fotoğraf çekmek yasak, burada dilediğiniz gibi fotoğraf çekebiliyorsunuz.



Bir de kitaplarından birkaç baskı. İngilizce açıklamalar çok az. Nehrin diğer yanında yer alan müze çok daha büyük ve detaylı (esas müze orası zaten). Burası temsili daha çok.


 
Kafka’nın evinden çıkarak ara sokaklarda kayboluyoruz. Prag’da eski zamanlara ait antik yapılar sadece meydanda değil şehrin bütününde mevcut. Bu bütünselliğin oluşturduğu mimari güzelliğe hemen alışıyorsunuz :) 

Prag’da biz ne taksi ne de metroya bindik. Tüm şehri boydan boya yürüdük. Günde 10 saate yakın yürümemiz sebebi ile de yediğimiz hiçbir şey yaramadı :p Ancak aşağıdaki gibi eski üstü açık arabalardan kiralayarak da şehir turu yapabilirsiniz. 

 
Anavatanı Çek Cumhuriyei olan Absinth’in burada ufak konsept dükkanları var. Eskiden thujon isimli bir madde içerdiği için halüsinasyon gördürten bu içkide artık bu madde yok. Ama Absinth içinde görülen yeşil peri hala çok ünlü. Ben de küçük, yeşil bir Absinth evi ile karşılaşınca hemen fotoğrafladım :) 

Absinth’in nelerini yapmamışlar ki? Tüm kokteylleri Absinth ile servis edebiliyorlar, ayrıca dondurması da mevcut. 
 
 
Merak insana her şeyi yaptırıyor :p Biz dondurmayı denedik ama tadı çok acıydı, bademli gibi düşünürseniz yiyebilirsiniz ama normal dondurmaya göre pek tavsiye edebileceğim bir tat deği. 


Mojito’su ise oldukça güzel, o acı tadı lime tamamen alıyor.


Duvarlarda Absinth şeker eritme kaşıkları ve çizimler oldukça hoş bir ortam yaratmış.

 

Biz akşam da geldik ertesi gün. Shot’ları çok ağır.

 
 
Ben ucundan tadına bakayım dedim, o da boğazıma kaçtı nefes almaya çalışırken ciğerlerime doldu ve bir 5 dakika aralıksız öksürdüm. Siz siz olun alkole alışık değilseniz benim gibi, içmeyin sakın :)


 
Prag’da kukla gösterileri de çok meşhur. Biz Don Giovanni’nin kukla uyarlamasına gittik. Onu ayrı bir post olarak anlatacağım ancak ulusal kukla organizasyonu UNIMA, dünyanın birçok yerinden insanları bir araya getirmeyi ve kuklacılığı geliştirmeyi amaçlayan bir organizasyon. Irk, politik görüş ve din gözetmeksizin insan değerlerine önem veren bu dernek 1929’da farklı milletlerin tiyatro sanatçıları tarafından kurulmuş. 2. Dünya savaşı sebebi ile sona eren gösteriler daha sonra tekrar başlamış.  

 

UNIMA’nın sembolü üzerinde Belkçika, İtalya, İngiltere, Bohemya, Rus, Fransız, Alman kuklaları yer alıyor.

 
Buradan ayrılarak Charles köprüsüne doğru yol alıyoruz. Sokaklarda her binayı ayrı inceleyerek ilerliyoruz. Prag gerçek bir açık hava müzesi.


  Yapıların üzerindeki süslemelerin özenine bile hayran kalıyorsunuz.

 

Gelelim burada en sevdiğim tada. Trdelnik isimli geleneksel hamurlu tatlıları o kadar nefis bir tat ki her gün yedim :)  


Önce hamur açılıp ahşap bir silindire dolanıyor. Daha sonra ateşte bu silindir döndürülerek pişiriliyor (bu esnada tereyağına doyuruluyor tabi :p).



Daha sonra da sıcağıyla şekere bulanıyor vee hazır! :)


O sıcak hamurun tatlı, tarçınlı, hafif tuzlu tadı o kadar kararında bir uyum içerisindeydi ki yemeye doyamadım. 

 
Köprüye doğru daracık sokaklardan ilerliyoruz.  Burada farklı etkinliklerin ilanları ışığa çekilen ateşböceği gibi çekiyor bizi. Daha çok vaktimiz olsa da hepsine gitsek diye iç geçiriyoruz.



Burada bir kukla müzesiyle daha karşılaşıyoruz…

 
Burada dilenciler sürekli bir secde halinde yere kapanmış duruyorlar. Gece 24.00’de de sabah 5.00’de de bu böyle. Gözümüzle gördük :)

 
Sanat eserlerinin satıldığı dükkanlar gerçekten çok etkileyiciydi. Bu arada Kosta Boda isimli dükkan Kaş’ta da vardı.


Charles Köprüsü’nün (nam-ı diğer Karel köprüsü) girişi uzaktan görünüyor :)

 
Köprüden gün batarken şehir o kadar güzel gözüküyor ki pamuk şeker gibi uçuşan pembe bulutları izlerken, canlı çalan müzisyenleri dinliyor, sokak sanatçılarının eserlerine göz atıyorsunuz…



 
Sol yakaya göz atalım..


Köprünün sağ yakası…



Heykellerin ürkütücü, her an canlanacakmış gibi duruşlarını inceleyerek kale kapısında doğru ilerledik. 



Nehrin kanal halini aldığı bu yerde evleri çok sevdik :)




Male Strana’nın (Küçük Mahalle) girişine kadar ilerleyip döndük. 


Saatlerce dolaştığımız için çok acıkmıştık. Biz de daha erken saatlerde Barut Kapısı'na giderken gördüğümüz Pasta Fresca isimli mekanı tercih ettik. Pasta Fresca'da makarnalar hamur olarak açılıyor ve pişiriliyor. 

 
Kuru hamur haşlanmıyor, bu sebepten adı pasta fresca, yani taze makarna. Ortamın dekoru ve makarnadan yaratılan konsepte bayıldık. 


Özellikle güleryüzlü garsonlardan çok memnun kaldık. Prag'ın eski komünist yapısı sebebi ile birçok yerde garsonlar oldukça kaba, hizmet eden kendileri olduğu için o hizmet karşılığında zorbalaşma hakkını kendilerinde görebiliyorlar (bunu yaşadığımız tatsız bir durum sonrası söylüyorum).


Makarnalara konulacak malzemeler ortadaki adada kesilip tartılarak mutfağa götürülüyor :)




Makarna konseptli ortamın dekoru da çok hoştu :)




Pasta Fresca'nın ortamı kadar lezzetlerinden de çok memnun kaldık. Dehan Risotta aldı (risotto da güzel ancak makarnalar kesinlikle çok daha başarılı),

 
Dilem kremalı tavuklu makarna,


Ben de ıspanak hamurlu cevizli makarna tercih ettim.Yediğim en güzel makarnalardan biriydi her çatalda ayrı keyif aldım diyebilirim :)


Porsiyonlar oldukça büyük, saat de geç olmasına rağmen (Tr. saati ile 23.00'dü) bir çırpıda yedim hepsini :) o kadar beğendik ki hamurundan alıp evde yapmak üzere istedik ancak 1 gün dayanıyormuş bu sebepten alamadık. Prag postlarının ilkini bitirirken bu masal şehrini objektifimden görmekten keyif almanızı diliyorum :)



CONVERSATION

58 comments:

  1. okudugum en keyifli posttu desem inanırmısınız. Hep merak ettiğim bir yerdi belki o sebeptendir ancak her kareye ayrı ayrı inceledim.Bazı şeyleri ilk kez bu postla ögrendim. Dilencilerin duruşundan yeşil perinin mekanına, sonra alkoldeki kurtcukları daha önce bir kez duyup merak etmiştim gerçekten çok kötü. Kaldığınız yerin avantajından belkide çok fazla dolaşma şansı edinmişsiniz. Bir gün yolumuz düşerse oldukça fikir sahibi oldum diyebilirim. :)
    Saat kulesini yapan adamada ayrı bir içim buruldu böyle acı bir hikayesi olan saatin o şehirdeki anlamı...
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Daha çok mutlu olamam herhalde :) Daha çok gözlemlediğim detaylar var, onları da paylaşacağım kısa zamanda umuyorum. Prag'ın tüm güzelliğine rağmen hüzünlü bir havası da vardı sanırım saat kulesini yapan Hanus usta ve meydanda yakılan bilgin gibi, Kafka'nın bunalımla iç yaşamı gibi hikayelerin izdüşümü bu hüzün. Ama başka bir tat katıyor orası ayrı.

      Sil
  2. Senin objektifinden her yer masal tadında...
    Keyif almamak mümkün mü?:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Olcayy'cım çok teşekkür ederim, o keyif bana ait sizin güzel sözlerinizle! :)

      Sil
  3. Prag en çok gitmek istediğim şehirlerden biri.Çok güzel olduğunu biliyordum ama bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum, fotoğrafların çok hoş, en çok da saat ulesine bayıldım,hem hikayesi hem de orjinalliği mükemmel.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle gitmelisiniz, kısa süreli bir tatili dolu dolu yaşamak ve zamandan kopup bambaşka bir diyara gitmek istiyorsanız tavsiye ederim :) çok teşkkürler beğeniniz için, sevgiler...

      Sil
  4. ahh praha!
    çok sevmiştim ben burayı..seninle tekrar yaşadım, hem keşfetmediğimiz yerler olduğunu da gördüm. siz turla gitmediniz sanırım. biz de bayrama bir yerlere gideceğiz bakalım, çok heyecanlıyım :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Buket'cim biz gezi kitapçıkları alıp önceden okuyor sonra kendimiz keşfetmeyi seviyoruz şehri bu sebepten turla gitmedik canım. Bayramda nereye gideceksiniz merak ettim, Fransa taraflarına ise belki kesişir yollarımız :)

      Sil
  5. Gizemcim sen artık profesyonel tur rehberliği yapmaya başladın haberin olsun:)
    Bu kadar emek verip bu kadar detaylı anlattığın için tüm muhtemel Prag yolcuları sana müteşekkir olmalı diye düşünüyorum:P
    Ve benim için, yine anılarımı tazeleyen çok keyif aldığım bir post oldu. Bazı fotoğraflarda ise aynı açıdan aynı kareyi çekmiş olmamız, seni neden cok sevdiğime temel olacak bir kanıt gibi görünüyor gözüme:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hahaha, Funda'cım ben de arada bu şekilde hissetmiyor değilim :p keyif alıyorsa okuyanlar o zaman yakaladığım ve paylaşmak için emek verdiğim tüm detaylar daha da anlamlı gözüküyor bana. Ve ortaklıklar... Hiç gitmeyen birisinin de aynı yere daha önce giden birisinin de (bkz siz küçük hanım) bir şey bulduğu ortaklıklar aynı çerçeve içerisinde daha da yakınlaştırıyor bizi, mutlu ediyor :)

      Sil
  6. en çok görmek istediğim şehirlerden biri.. postun sayesinde iyice bilgilendik.. teşekkürler bu güzel paylaşım için..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim, beğeni için ben teşekkür ederim :)

      Sil
  7. vallahi size şu söyleyeyim sizin bu blogunuzda anlatmış olduğunuz gezi postlarına en çok eşim minnettar olmalı. Çünkü okadar ayrıntılı anlatıyorsunuz ki oralara gidememekten ve görememekten hiç gocunmuyorum. Sayenizde gidip görmüş kadar oluyorum :) Eşimde parası cebinde memleketinde mutlu mesut duruyor :) bilmiyor ki ben sizin sayenizde taaa uzaklara gidiyorum geziyorum. Nerede ne yenilir ne içilir hepsini öğreniyorum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hahahah :) ne güzel öyleyse, bu derece yaşatabiliyorsam daha mutlu olamam :) iznim bitmek üzere ama son bir iki yer daha göreceğim kısmet olursa, listeden onları da tikleriz ne dersin tatlım? :)

      Sil
  8. Öncelikle iyi haftalar canım..

    İş yerine geldim, birkaç iş yaptım ve bloga geldim, şahane yazın karşıladı beni. Okudum okudum, baktım doyamadım, baştan aşağı tekrar tekrar baktım. Ayrıntılı bilgilerini çok seviyorum _*

    Ellerine, emeklerine sağlık bitanem..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İyi haftalar canım benim :) beğenin çok mutlu etti beni, gününe renk katabilmiş olmak ne kadar güzel :) çok teşekkür ediyor kocaman öpüyorun bebeğim ;)

      Sil
  9. gerçekten praga gitmiş gibi oldum. oteliniz, kafkanın evi, o mavi bina. ah o hamurlu tatlı ve makarnacıdaki o bıyık. gerçekten harika bir post. 2. post da hemen gelsin. paris postu da hemen gelsin. <3

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hhehehe :) Missi'm daha dur Paris'e bir gideyim hele :p bitmedi devamı en kısa zamanda gelecek, ben de en çok o mavi binayı sevdim :) önünde fotoğraf çektirmeye doyamadım zaten :p sıcağıyla yetiştirebilsem getirecektim o tatlıdana ah aaah :)

      Sil
  10. Gene tadına doyulmayan bir post.
    Su olayına takıldım bu arada peki su bu kadar pahalı ise onlar ne içiyor??

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Ebru’cum :) Valla biz de bunu defalarca sorduk kendi kendimize, hava Türkiye’den de sıcaktı :) sonra fark ettik sokakta nerede bir çeşme olsa eğilip içiyorlar. Musluk suyu da içilebiliyor büyük ihtimal, öyle olunca şişe su ayrıca daha pahalı oluyor. Daha da tuhafı şehrin merkezden uzak yerlerinde ise su fiyatı yarı yarıya düşüyordu :)

      Sil
  11. Resimlerde anlatımında çok başarılı, eline sağlık

    YanıtlayınSil
  12. Evet evet çok keyif aldık senin objektifinden bakmaktaan Gizemciiim :) O kurtçuklu içeceği içen de var mı acaba? Ben de hep yürüdüm Prag'da hiç bir şeye binmeye gerek kalmıyor hakkaten. Ama o tatlıdan yemedim, anlattığına göre çok güzelmiş, bana çok basit gelmişti uzaktan, pas geçmiştim, pişman oldum şimdi.p Manufaktura'ya aynen ben de defalarca girdim çünkü çok duymuştum her yerde, gezmesi zevkli bir yer, sabunlar da çok güzeldi. Hadi devamını bekliyoruz, iyi haftalar :) p.s. geçen günlerde senin betwinus fotolarını çektiğin terasn arkasında bulunan yapının ordan geçtim, aa Gizem burda oturuyordu galiba dedim, bu da böyle bi anım :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gizem'cim ne hoş olmuş yakınımdan geçerken aklına gelmem :)) kurtçuklu tekilayı içenler var, hatta zamanında eşim de içmiş desem :) Manufaktura'nın konsepti gerçekten çok güzel ama hatıra olarak bir şey alasım gelmedi nedense :/ Paris öncesi bir post daha yapmaya çalışacağım :) çok teşekkürler güzel sözlerin için.

      Not: O tatlıdan bir yiyen bir de yemeyen pişman tatlım :p ben de bilmesem tadını daha mı iyi olurdu acaba? :p

      Sil
  13. çok keyifli bir gezi olmuş canım, yazını keyifle okudum saat sabahın 10 u olmasına rağmen son fotograftaki makarnadan olsa da yesem diye düşündüm =) yaa bu evlilik hazırlıkları sürecinde iştahın kapanması gerekmiyor muydu, ben daha çok yemeye başladım =) sevgiler canım..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ah Tubitos'cum benim o kadar damağımda kaldı ki bu tat ileride olur da aşerirsem sırf onu yemek için Prag'a uçabilirim :p evlilik hazırlıkları öncesi o stresle insan yese de yaramıyor canım, anında eritiyorsun ama sonrası asıl dikkat edilmesi gereken kısım :) bkz. Ben aldığım 5kg'ın 4'ünü yeni verebildim ;)

      Sil
  14. tekrar gittim bu güzel pasta şehri sayende gezdim anılarımla beraber:))
    Pragda insanlar henüz kominizmin etkilerini atamamışlar malesefki bende çok karşılaştım nahoş durumlarla:(( suratlar hep asıktı insanlarda!
    yinede herşeye rağmen Prag çok mistik, doyumsuz bir şehir...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Özellikle garsonların sürekli lütfeder tavrından çok rahatsız oldum ben de. Oturduğumuz bir yerde "masadaki kırıntıyı siler misiniz?" diye rica edince garson bağırarak elindeki bezi fırlattı biz şok olduk. Ben sessizce kalkmayı dilerdim ama böyle bir hakaret karşısında kardeşim ışın kılıcını çıkararak garsonu ikiye böldü ve tatsız kalktık :///
      Ama dediğin gibi canım, her şeye rağmen çok mistik ve farklı bir şehirdi bizim için de Prag :)

      Sil
  15. gizemcim o kadar severek okudum ki yazını, sen bu işi çok güzel yapıyorsun anlattığın her yere gitmiş kadar oluyorum seni okuyunca... o tatlı da kuzey'in makara'sı değil mi yahu :D:D bir de madem katalog bile paralı sen saklasaydın gidecek olanlarımız senden alırdı :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hamide'cim adı bu mu kuzey'in makarası :) hahaha ilk kez duyuyorum ama cuk oturuyor valla tatlıya :) saklıyorum katalogları atat mıyım hiç?:p giderseniz haberim olsun hemen postalayabilirim :)))

      Sil
  16. ÇOk güzel resimler anlattıkların bayıldım:)Favori şehrime gitmiş kadar oldum:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Henüz bitmedi 2 ve 3'ü de var Prag günlüğünün :) çok teşekkürler beğenin için :))

      Sil
  17. evet diger 345 postunda da söyledigimi tekrar etmek zorundayım şu an, başka carem yok. bebeyim artık "gizliteras" adını gezelimgorelim falan diye degistirmenin vakti gelmiş. hatta öyle gelmiş de geçmişki, şu an en kral tur rehberlerinden daha iyi anlatır derece bizi aydınlattın. diger ülkeler ve sehirler icin de aynı aydınlatma gecerli. sen anlattıkca gidesi olmayanın bile gidesi geliyo bi bavul kapıp. ellerinize emeginize ve güzel tiplerinize saglık bebekler <3

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ah bebeyim burası işte oyun alanım benim, gizli terasım :) kah gezileri kah yemekleri aklıma ne eserse yazıyorum :) tek bir konu tarafından domine olmasından rahatsız olsam da bu aralar o kadar vakit yok ki ancak pc başına tüneyince gezilere sıra getirebiliyorum yoksa ne tarifler, dekoratif eşyalar, kitap ve film anlatıları birikti bir görsen! Yaşadıklarımı yaşatmak amacım kuşum, ne mutlu bana eğer bunu böylesine sevdiğim insanlar için yapabiliyorsam :) kocaman öpüyor bu vesile ile bu memlekete de kanatlanırsın inşallah diyorum kuşum :))

      Sil
  18. Giz'im beni can evimden vurdun,bir Prag ve Kafka hayranı olarak bu post sanki benim için özel hazırlanmış, beni çok mutlu ettin:))
    Tek tek bütün fotoları inceledim, dikkatle yazdıklarını okudum, seninle geziyor gibiydim.Devamının da geleceğine ayrıca sevinerek, emeklerine sağlık diyorum, iyi ki gezmişsiniz , iyi ki paylaşmışsın, teşekkürler tatlım:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Natali'm gezerken sen ve Buket aklıma geldiniz sık sık desem? :) keyif alman beni çok çok mutlu etti tatlım, yüzlerce fotoğraf çektim ve hazırlarken saatlerimi verdim ama en keyiflisi arkadaşlığından keyif aldığın ve sevdiğin kişilerden duyduğun sözler. Çok teşekkür ederim canım benim :)

      Sil
  19. Böyle gec yorum yazmak iyi olmuyor yaa, benden önce herkes söylemis zaten herseyi. Sadece tekrarlamis oluyorum, sevmiyorum bunu, höff!:)

    Yav ben Prag'i hic merak etmem aslinda, cok yazilar, fotolar gördüm orayla ilgili ancak hic ilgimi cekmiyordu bukadar AMA senin postlarin olunca, bize tavsiye ettigin neresi olursa olsun büyülenmis gibi yapisiyorum ekran karsisina. Bu nasil birseykine?:)
    Ilk defa Prag'a bile gidesim geldi simdi.

    Bak yemin ediyorum Giz'im, reklam firmalari seni kesfetmeli, sana is teklifi yapmalilar, kesin ise yarar.
    Atiyorum, Belgrad Ormani'yla ilgili bir post yapsan, gidip görmek icin yanip tutusurum harbiden! Feci keyifli oluyor paylastigin HERsey.

    Bak simdiden Paris postunu dört gözle beklemeye baslicam, cünkü Aralik'ta biz de gidecegiz oraya. Herhalde o postunu yazicidan cikarip, yanima alirim kesin.

    Eline, koluna, herbirseyine saglik canimcim, kocaman kucakliyorum seni.

    Ayse



    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ayşe'cim, hehe canım benim senin güzel gönlünden geçenler benim kulağıma ilk kez duyduğum bir müzik gibi gelir sen hiç merak etme! :))
      Ne güzel şeyler yazmışsın böyle, okurken ağzım kulaklarıma vardı desem :) keyif alman bile çok mutluluk verici bir de böyle gitme isteği uyandırabiliyorsa yazdıklarım o zaman havalara uçup farklı diyarlara gidebilirim kendiliğimden :p Prag postlarının devamı gelecek ardından da inşallah yarın gideceğim Paris postları.. her bir detayı paylaşmaya çalışacağım tatlım. Ben de kocaman öpüyor, sevgiyle kucaklıyorum seni güzel insan! :)

      Sil
  20. Hem çektiğiniz kareler hem fotoğrafların kalitesi inanılmaz güzel...
    Anlatılanlarla da birleşince gitmiş etkisi yaratıyor güçlü bir biçimde.

    Ellerinize sağlık Gizciğim..
    Teşekkürler, sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zeugma'cım asıl ben teşekkür ederim mutlu eden sözlerin için :) dilerim vakit bulacağım ve devamı da gelecek, sevgiler canım...

      Sil
  21. Ah yine ne guzel bir geziydi!
    Gizem sen de post'u yayinladiktan sonra, soyle kahveni alip, nasil yazmisim diye okuyor musun?:) Yok boyle bir keyif! Basindan sonuna kadar yazdiklarinla, fotograflarinla icine aldi bu post beni, sanki kendim gezmisim gibi! O guzel ellerine, sahane uslubuna saglik;)
    Binalar, onemli meydanlar, muzeler disinda bir sehirde/ulkede en cok sevdigim adi anildiginda ilk akla gelenler. Ki bunlar cogu zaman yiyecek icecektir benim icin.
    Prag icin Absinthtir, Trdelnikdir! Ayrica senden yenice ogrendigim kuklalaridir. Ana tasi koprusudur. O bolumleri nasil ayri zevkle okudum bilsen!

    Siz hep gezin, cok gezin e mi?;)
    Kocaman opuyorum;*

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. SvG'cim heheh :))) yazarken kaptırıp hatalar yapabiliyorum postun hemen ardından okuyorum onları yakalamak için ama sen böyle deyince daha bir keyif geldi üzerime bundan sonra kahvemi alıp okuyacağım kesinlikle! :p Keyif alman ve sevdiğin şeyleri bulman çok çok mutlu etti beni canım benim, beğenin için çok teşekkür ediyor kocaman öpüyorum seni :)))

      Sil
  22. prag'ın bu kadar dolu dolu bi şehir olduğunu ilk defa senden duydum giz:) hızlı bi prag turu yapar gibiydi! Bi şehir en ince ayrıntısını kaçırmadan gezmeyi bu kadar iyi bilmek- ya da pardon bunu senin kadar iyi anlatabilmek ciddi bi yetenek işi bence:) hep karanlıktı ve yağmurluydu bildiğim prag- baya ışıldattın gözümde:)sevgiler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hande'cim, benim de gözümde gru bulutlu hüzünlü bir şehir vardı ama Antalya'da n sıcak ışıl ışıl bir Prag karşıladı beni :) yaz aylarında daha az kalabalık oluyor bir de, bu sebepten çok rahat gezdik tüm şehri defalarca turladık. Çok teşekkür ederim beğenin ve güzel sözlerin için canım. Sevgiler :)))

      Sil
  23. Gizemcim
    Ben de herkes gibi gitmis kadar oldum
    Bu kadar yalin ama bir yandan da asiri zengin, bilgi dolu, sevimli, duygulu, merakli... (daha bir dunya sifat sayabilirim :D) anlatiminlarinla her gezi yazin bana bir baska guzel gozukuyor. Elimde olsa simdi atlayip Prag'a gidicem hehehe
    Eline, yuregine, beynine saglik canim :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Deniz'cim ne güzel yazmışsın sen de. Bazen kendimi fazla kaptırıp her detayı fotoğraflıyorum ve post fazla uzayabiliyor ancak böyle güzel sözler duyunca ayrı bir mutlu oluyorum :) çok teşekkürler..

      Sil
  24. Çok güzel anlatmışsın gerçekten. Ben Prag'ı çok sevmiştim öyle ki hem yaz hemde kış mevsiminde gitmiştim görmek için. Absinth bencede güzel bir içki değil, alkolü çok yuksek oldugu için kolonyadan farkı yok bana göre tad olarak :) Makarna restorantı çok hoşuma gitti keşke bizim burda da açılsa bu tarz yerler. Otel ve diğer şeyler için Alaçatı ve Bozcaada fiyatına Avrupa'da tatil yapılabilir yazmışsın sadece buna katılmıyorum, Prag ucuz bir şehir ama diğer Avrupa şehirleri çok pahalı (örn. Paris, Londra, Berlin vs) genelde Türkiye tatilllerinin 2 yada 2,5 katıan geliyor yurtdışı tatilleri fiyat olarak. Diğer postlarını ve neler aldıklarını da merakla bekliyorum :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biz de çok sevdik Prag'ı ve kışın da gitmek istiyoruz kesinlikle :)) Avrupa derken geneli kastetmemiştim canım, bu yazıda Prag'tan ve onun fiyatlarından bahsettiğim için Avrupa'da bir kent olarak burayı kastetmiştim yanlış anlaşılsın istemem. Yoksa kesinlikle diğer birçok ülkenin çok daha pahalı olduğuna katılıyorum ben de. Diğer postları ne yazık ki yetiştiremedim Paris sonrasına kalacak ama yine bol bol fotoğraf çekip gözlem yapacağım :))

      Sil
  25. Fotograflara bak bak doyanadim. Muhtesem bir yazi olmus:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim içten beğeniniz için :))

      Sil
  26. sevgili Giz,
    ben de 6-7 ağustos'ta prag'taydım!
    henüz post hazırlayamadım, en yakın zamanda gelecek!
    şimdilik genel hatlarıyla orta avrupa gezimizi paylaştım:
    http://pinkket.blogspot.com/2012/08/orta-avrupa-gezim.html

    YanıtlayınSil
  27. Harika bir post, uzun uzun okudum inceledim resimleri, deginecek o kadar cok sey varki yazamiycam hepsini. Ama ilk one cikanlar otelinizin ve meydanin guzelligi, saat kulesinin acikli hikayesi, neredeyse her binanin resmi cekilecek guzellikte olmasi, Kafka resimlerinden sonraki cektigin sokagin guzelligi, absinth bardaki detaylarin hoslugu, ve senin guzel akici dilin sunumun, pek cok gezi rehberi senden ders almali, cok guzel anlatmissin canim : )

    YanıtlayınSil
  28. canımmmmmm bu postta en cok ılguılı hard rock cektı:) her ulkede gıder foto cekerım oarad:) sonraaa bademlı dondrma yemem::)) ımmm bırde makara gordum oleyyy demek oradan esınlenmıs kuzey:)) haha ben kıvancı cok severım ızledıgım yanı ızleyebıldıgım tek dızıdır de kendısı:)) sonra otelınız saat kulesının aglayacaguım hıkayesı guzellık dolu sız...ellerıne emegıe saglıkkk

    YanıtlayınSil
  29. Çok keyifliydi, bayıldım :) Okurken kendimi kaybettim diyebilirim ;)

    YanıtlayınSil
  30. Cesit cesit gezi yazilari okudum. Sizinkisi sakin, insani yormayan ve de mutevazi bir uslupta. Aman surayi da anlatayim diye metni gereksiz bilgilere bogmadan ama bu esnada da epey de bilgi veren bir yazi. Sozu uzatmayip hemen gorsel senlik sunan yazinizi zevkle okudum. Ellerinize saglik. Bu arada baska gezi yazilari yazsaniz iyi olur diye dusunuyorum...

    YanıtlayınSil
  31. bende subat ayında orta avrupaya gıdecegım sımdıden arastırma yapmaya basladım bıle .inanın yaklaşık 100 tane blog ,site vs. ne varsa okudum ama boyle guzel bır yazıyla karsılasmadım .kalemınız bence cok kuvvetlı her seydın o kadar guzel bahsetmıssınız kı anlatamam sıze.okurken cok eglendım bunun ıcın sıze cok tesekkur edıyorum :) hıc kımsenın vermedıgı degısık detaylarada degınmıssınız gercekten cok tebrık edıyorum sızı :) umarım hep devam edersınız boyle bende okumaya..

    YanıtlayınSil
  32. çok beğendim.süper.tşk.ler.Karlovy Vary e gitmedinz sanırım.biz de 3*4günlük plan yapıyoruz.Karlovy Vary i atlasak mı

    YanıtlayınSil
  33. merhaba, hotel rottda kaldığınızdan bahsetmiştiniz. Ben de aynı otele bakmıştım booking.comdan. Otel eski şehir meydanına çok yakın olduğu için acaba akşamları odalara gürültü geliyor mu dısardan. Çocuklu bi aile olduğumuz için merak ettim bir detay. Şimdiden tesekkur ederim

    YanıtlayınSil