J.M. Coetzee- Utanç



Nobel ödellü J.M. Coetzee’nin okuduğum ilk kitabı olan “Utanç” (Disgrace) sarsıcı gerçekleri ve olayları, yalın olduğu gibi en ufak bir abartı kullanmadan anlatıyor. Booker ödülünü iki kere alan tek yazar olan Coetzee, sade anlatımı ile okuyucuya akan bir su hissini veriyor.



Kitabın ana karakteri, orta yaşların sonunda olan David Lurie, karısından boşanmış yalnız yaşayan bir adamdır, sevişmek için düzenli ziyaret ettiği kadın (ailesine bakmak için bunu para karşılığı yapan Afrika’lı siyah bir kadın) bir gün ortadan kaybolunca (David, kadını ilişkileri dışında da hayatına müdahil etmek isteyince kadın iletişimlerini keser) öğrencisi Melanie Isaacs’a meyleder ve yakınlaşırlar. Melanie profesöre karşı koymaz ancak karşılık verecek bir harekette de bulunmaz, tepkisiz, sessizce teslim olur. Her ne kadar kitap bahsetmese de, buradan Melanie’nin de siyah olduğu ve Güney Afrika’daki eşitsizlik sebebiyle, beyaz profesöre tepki gösteremediği düşünülebilir. Olay ortaya çıkınca, David’den kendisinden yaşça çok küçük olan öğrencisi ile girdiği ilişkiden pişmanlık duyması ve hatasını kabul etmesi istenir, böylece üniversite bu küçük “hata”yı affedebilecektir. İçsel hiçbir pişmanlık duymayan David, yaşadığı şeyin insani ve doğal olduğunu düşünür ve utanamaz, yaşayamadığı utancın maskesini takıp insanlardan affedilme dilemediği için de dışlanır ve üniversiteden uzaklaştırılır. Yapacak hiçbir şeyi kalmayan David, kızının yaşadığı çiftliğe gider ve orada aralarındaki bağı kuvvetlendirmeye çalışır, bir gün çiftlikle acımasız bir saldırıya uğrarlar ve Lucy tecavüze uğrar. Bu olay sadece fiziksel bir tecavüz değildir, ansızın çıkagelen üç siyah değişmekte olan toplum düzeninde güç kazanmakta olduklarının, bundan sonra istedikleri zaman beyazların hayatına tecavüz edebileceklerinin de mesajını vermektedir. Bir lezbiyen olan ve yaşadığı tecavüzden travmatize olan Lucy çiftliğinde yaşamaya devam edebilmek için yaşadıklarının hesabını soramaz, değişmekte olan güç dengeleri beyazların hayatına doğrudan yansımaktadır. Yaşanılanları henüz atlatamamışken David saldıran üç siyahtan biri ile karşılaşır, genç adam hiçbir şey olmamış gibi davranmakta, yaptıklarından utanç duymamaktadır. David zamanında duyamadığı utancı, şimdi genç adamın gözlerinde görememektedir, bu da onu içsel bir hesaplaşmaya götürür ve Melanie’ye yapmış olduklarından, toplumun siyahlara yapmış olduklarından, kızına yapılanlardan adeta utanç duyar.

CONVERSATION

0 comments:

Yorum Gönderme