Yabancı Hayvanlar


Murathan Mungan’ın yabancı yazarların kısa öykülerinden derlediği seçki “Yabancı Hayvanlar”ı rafta gördüğüm ilk andan itibaren kapak fotoğrafı ve adı ile ilgimi çekti. İçerisinde yer alan 16 kısa öykü, kitaba adını veren tema etrafında birleşiyor. Yabancı Hayvanlar, içimizde bir yerlerde duran, susan ya da uyuyan ancak herhangi bir itkide ortaya çıkabilecek hayvansı yanımızı, hayvanların başrolde yer aldığı hikayelerle bize anlatıyor.


""Yabancı hayvanlar" sözü ne anlatıyor size? Hayvan kadar yabancı olanı mı? Yabancısı olduğumuz hayvani yanımızı? Ya da öykümüzün içinden tesadüfen geçen bir hayvanın, istemeden de olsa birdenbire uyandırdığı yanımızı mı? Yabancı bir dilde yazıldıkları için, bize bir o kadar yabancı gelen hayvanları mı? Gizleri, bilinmezlikleri, kudretleri ve yabancılıklarıyla hâlâ bizim için dünya gerçeğinin acımasız ve ürkütücü yanlarını temsil eden hayvan gerçekliği ne kadar uzak bize, ne kadar yakın? Hatta içimizde?” Murathan Mungan’ın önsözü ile başlayan kitap, edebiyat dünyasının dev isimlerinin içinizde yara açan hikayeleri ile devam ediyor;

Önsöz, Murathan Mungan     
Düş Kaplanları, J. L. Borges
Boş Kafes, Patricia Highsmith
Sülün, Raymond Carver
Kırmızı Kedi, Luise Rinser
Domuz Avı, Ernst Jünger
Orta Boy Bir Sinek, Knut Hamsun
15 No'lu Vaka Dosyası: Melinda, Tama Janowitz
Su Kaplumbağası, Patricia Highsmith
Yaz, Julio Costazar
Yılan, John Steinbeck

Yağmurdaki Kedi, Ernest Hemingway
Muzbalığı İçin Bulunmaz Bir Gün, J. D. Salinger
Gabriel-Ernest, Saki
Tigrela, Lygia Fagundes Telles
Kedi Uyumu, Julio Costazar

(Metis Yayınları)


Hikayeler oldukça başarılı seçilmiş, her biri ayrı etkileyici ancak benim için, “Boş Kafes”, “Kırmızı Kedi”, “Su Kaplumbağası” diğerlerinden bir adım öne çıkıyor. Boş Kafes'te bir kadının geçmişin acılarını gömmek için kendisine ve kocasına yabancılaşması, Kırmızı Kedi'de içinde bulundukları fakirliğin çaresizliğinde çırpınan, tek çözümü her şeyi yiyerek daha da fakirleşmelerine yol açan kediyi öldürmekte bulan bir çocuğun ailesine yabancılaşması, Su Kaplumbağası'nda ise kendisini değersiz hisseden Victor’un annesine duyduğu nefret sonucu onu öldürmesiyle insanlığına yabancılaşması anlatılıyor.


Boş Kafes’teki yuma, Kırmızı Kedi’dedi kedi ve Su Kaplumbağası'ndaki kaplumbağa, insanın içindeki yabancı, hayvan yanın ortaya çıkmasındaki itici güç oluyor ve okuyanları bir süre iç dünyasında düşünmeye zorluyor...

CONVERSATION

0 comments:

Yorum Gönderme