Ceviz Kabuğundaki Dünya


Günümüzde insanlar, başlarına gelen kötü bir olayda ya da günlük hayatta karşılaştıkları sorunlarda çok çabuk mutsuz olabiliyorlar. Üzülüyorlar, ağlıyorlar, şikayet ya da isyan ediyorlar. Yaşanan olayın içindeyken en sık söylenilen cümle; “Neden benim başıma geldi?” veya “Bunu hak edecek ne yaptım?” oluyor, o anda içinde bulundukları durum herkesinkinden kötüymüş ya da çıkış yolu yokmuş gibi hissediyorlar. Tüm benliklerini kaplayan üzüntü, yaşadıklarına dışarıdan bakmaya izin vermeyecek şekilde hayatlarını ele geçiriyor.
 Diğer bir deyişle dünya başlarına yıkılıyor.


Dünya demişken sizinle bazı verileri paylaşmak istiyorum.


 Dünya ile güneş arası uzaklık 149,597,870.7 km’dir. Bu mesafe ışık hızı (300,000 km/sn) ile yaklaşık olarak 8 dakika alınır. Bildiğiniz üzere nükleer reaksiyon sonucu ısı ve ışık saçan gök cisimlerine yıldız denir ve dünyaya en yakın yıldız güneştir. Dünya ve güneş arası mesafe 2.5 cm olsaydı, güneşten sonra en yakın yıldız 6.5 km diğer bir deyişle 650,000 cm uzakta olurdu.


Işığın saniyede 300,000 km yol aldığını düşünürsek 1 yılda 9 trilyon km yok kat eder. İçinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisi 100,000 ışık yılı genişliğindedir, bu da yaklaşık olarak 100,000*9 trilyon kilometre eder. İnsanoğlu ışık hızına ulaşabilse dahi bu mesafeyi kat etmesi mümkün değildir.





Dünya nüfusunun 7 milyara yaklaştığı günümüzde, bu çok büyük bir rakam olarak görülüyor. Oysa, galaksimiz olan Samanyolu'nda tahmini olarak 200 ila 400 milyar yıldız var.


Sadece Sombrero galaksisinde yaklaşık 800 milyar yıldız var.


Gözlemlediğimiz evrende ise yaklaşık 100 ila 200 milyar galaksi var.

Eğer gözlemleyebildiğimiz evreni gözlemleyemediğimiz kısmı ile kıyaslamak gerekirse gözlemlediğimiz kısım -buna K diyelim- K bir atom büyüklüğünde ise, gözlemleyemediğimiz kısım -M olsun- M, K'ya kıyasla tüm gözlemlediğimiz evrenden daha büyüktür.

Şimdi kaldığımız yerden devam edebiliriz… Her insan kendisini dünyanın merkezi olarak görüyor, ancak dünyanın tamamı evrende bir zerre bile değil. Başınıza gelen olaylara üzülmeyin demiyorum, üzülün, hatta o üzüntüyü dolu dolu yaşamak için kendinize belirli bir vakit ayırın ancak bu duruma saplanıp kalmayın, sıkı sıkı tutunmak yerine bırakmayı deneyin. Hayatta her şey insanlar için ve içinde bulunduğu durumun zorluğunu, verdiği hissi yaşayan bilir. Ancak başınıza gelen olayların dünyanızı yıkmasına izin vermeyin.


Tüm insanların dünya üzerinde, dünyanın diğer gezegenlerin yanında, diğer gezegenlerin içinde bulunduğumuz galakside, galaksimizin kainatta kapladığı yeri düşünün. Şimdi de başınıza gelen olayı düşünün? Hala aynı şekilde önemli geliyor mu size?

CONVERSATION

0 comments:

Yorum Gönderme