Passion





Bugünlerde gezenti bir yapıya büründüğümü kabul ediyorum. Dün akşam Yeniköy’de yer alan sevimli, deniz kenarındaki diğer mekanlar gibi işgale uğramamış, kendi halinde bir yer olan “Passion”a gittik. Gidiş sebebimiz gezentiliğimle doğru orantılı artan tatlı yeme isteğimdi tabi ki. Yurdumuza “Cheesecake Factory” zinciri henüz gelmediğinden bu kadar çok cheesecake çeşidini bir arada görebildiğim tek yer (bildiğim kadarıyla) “Passion”. En sevdiğim tatlı olduğunu düşününce cheesecake reyonunun önünde geçirdiğim dakikaları düşünün. Toblerone’lu cheesecake mi yesem, orman meyveli mi? A la Turca da güzeldi içinde kaymak vardı, aaaa kestaneli de var onu da tatmak lazım.




Dışa yansıttığım içsel sesim aklımdan geçenlerin saniyede birlik kesidi sadece :) O kadar süre dikilmem biraz garip kaçmaya başlayınca “Berries& Chocolate” ve “Toblerone” lu dan birer tane söyledik.  (Bakınız aşağıda; üstte yer alan "Berries & Chocolate", onun altındaki ise "Toblerone Cheesecake". Her ne kadar sarılık geçirmiş gibi dursalar da ortamın mum ışığı loşluğunda fotoğraf makinesinin şarjı bitince iphone ile bu kadar çekebildim).




Üzerine bolca karamel sosu döktüğümüz cheesecakeler her zamanki gibi taze ve muhteşemdi. Hatta peynirli kısmı her zamankine göre daha da yumuşaktı, çatal değer değmez ikiye ayrılıyor ağzınızda çiğnemeye kalmadan eriyordu adeta. “Piranha effect” adını verdiğimiz sendromu yaşadım yine. Masaya geliş ve bitişleri arasında kronometrik olarak 2 dk 66 sn vardı. Bu da saldırı öncesi fotoğraf çekebilmemin ne kadar büyük bir başarı olduğunu kanıtlıyor sanırım.




Dışarıda yılbaşı ışıkları, mini çeşme ve yeşilliklerden oluşan ortam ne kadar çekici olsa da soğuğu göz ardı edemeyerek içeride şöminenin karşısına kurulduk.  “Passion” her ne kadar bizim için  “cheesecake” kelimesi ile özdeşleşmiş olsa da menüsündeki tuzlu tatlar da çok lezzetli (denenmiştir, tecrübe ile sabittir). Soğuktan parmak uçlarınızın donup şekerinizin düşmekte olduğunu hissettiğiniz zamanlarda demliğiyle masaya gelen, buharı üstünde bir şeftali çayı yanında söylenecek herhangi bir cheesecake Nirvana’ya ulaşma ile yeniden doğma arası bir mutluluk verir.


Sanırım “Passion”la ilgili sevdiğim şeylerden biri de diğer piyasa yerlerin aksine içten, sıcak, butik bir ortam sunması. Çalışanlarının düzgünlüğü ve ilgisi de kaliteyi arttırıyor. Her gitmemde görmeme rağmen denemediğim bir tatları var; vişne likörü. Hep merak ediyorum, bu sefer deneyeceğim diyorum ancak girdiğim cheesecake koması sonucu tatlı tek bir şeye dahi halim kalmayınca vazgeçiyorum. Bir dahaki sefere önce likörü deneyeceğim sonra cheesecake söyleyeceğim ya da olmadı (kendi söylediğime kendim de inanmadım) alıp evde deneyeceğim. Dün gece çok güzel vakit geçirdim. Yılbaşı moduna girmişken gidilebilecek en güzel yerlerden biri “Passion” , benden söylemesi…

  

CONVERSATION

4 comments:

  1. Vişne likörü de çok başarılııı:) Üstelik sunumu da inanılmaz şık, yanında vişneli çikolatasıyla geliyor... Hararetle tavsiye ederim:)

    YanıtlayınSil
  2. Hmmm vişneli çikolatanın da ne güzeldir yemesi :)) Daha da bir özendim şimdi ve de pişman oldum tatmadığıma :)) En kısa zamanda tadıp ek not olarak izlenimimi yazacağım thera, paylaşımın için teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  3. Ah ah... Yeniköy ve Passion... harika bir ikili.. vişne likörü de muhteşem bir kombinasyon sunuyor. Hatırlattığınız için teşekkürler efendim.. yeni yıl size ağız tadıyla günler getirsin :)

    Sevgiler,

    YanıtlayınSil
  4. Çok teşekkürler Momentos yeni yılın sizin için de ağız tadıyla geçmesi dileğiyle :)) Bahar gelsin Passion'ın keyfi daha da harika oluyor.

    Ek not: bu arada hala vişne likörünü tadamadım yeni yıl benim için çok merak ettiğim o vişne likörü tadında geçer umuyorum :)

    Sevgiler...

    YanıtlayınSil